Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kaçar Hanedanını Yıkan Rıza Pehlevi Şah İngiliz Ajanıdır!

Birinci Dünya Savaşının galibi İngiltere'dir. İngiliz devletini yöneten unsur kraliyet hanedanlığıdır. Bilindiği gibi İngilizler, Almanlar, Hollandalılar ve Fransızlar gibi Cermen milletinin bir mensubudurlar.
Birinci Dünya Savaşından sonra Dünyayı yöneten unsurun Birinci Dünya Savaşının galibi ve baş aktörü olan ülkenin olduğunu anlamamız gerekir.
İşte bu İngiltere devleti, kendisinin bir uzantısı olan Amerikan devleti ve Almanya devletindeki bazı aile şirketlerini, şeytani tarikatları ve hükümet nezdindeki önemli kişileri kullanarak(ve ayrıca onları büyütüp, ünlü yapıp, sahneye çıkartıp ve sonrasındada besleyip), Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sistemini İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında kurmaya çalışmak istemiştir ve başarılı olmuştur.
Nasıl başarılı olmuştur ve bu Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sisteminin içinde kimler var?
Devlet: İngiltere-Amerika.
Devleti Yöneten Hanedan(İngiliz/Cermen Milletine Hizmet Ediyor): Windsor(İngiliz Cermen Kökenli) ve Rothschild(Hazar Türk Kökenli) sülalelerinin karışımı
Mafya: Rockefeller-Rothschild-JP Morgan gibi sülale şirketleri
Tarikat: İlluminati, Mason, Bilderberg gibi şeytani tarikatlar
Gladyo: İngilizlerin kontrolünde olan Faşist İktidarlar: İngiliz Ajanı Kukla Hitler ve Kukla Nazi Devleti/Hükümeti, ve İngiliz Ajanı Kukla Stalin ve Lenin'in Sovyetler Birliği'nin Yıkımını Amaçlayan Yeni Sovyet Devleti/Hükümeti.
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgileri bu forumdaki başlıklarda bulabilirsiniz.

Kaçar Hanedanını Yıkan Rıza Pehlevi Şah İngiliz Ajanıdır!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2011, 15:33

Kaçar Hanedanını Yıkan Rıza Pehlevi Şah İngiliz Ajanıdır!

Türkiye İran Olmayacak

Resim

Atatürk’ün böyle bir söz sarf ettiğini bilmiyordum. Okuyunca çok şaşırdım. Günümüz mitinglerin vazgeçilmez sloganını Atatürk 86 yıl önce söylemişti. Peki, Atatürk bu sözü nerede, ne zaman, niye etti? “Bu adamlar burayı İran gibi mi yapmak istiyorlar” derken kimleri kastetti? Bu sözden hemen sonra medreselerin açılma talepleriyle ilgili Başbakan İsmet İnönü’ye niye şifreli telgraf çekti? Gelin meseleyi en başından ele alalım…

Önce bir teşekkür notu yazmalıyım:

Aralarında; Feroz Ahmad, Sina Akşin, Alpaslan Işıklı, Şerafettin Turan ve Taner Timur gibi öğretmenlerimin bulunduğu bir grup aydın yıllardır “iğneyle kuyu kazar” gibi yapılan bir çalışmaya önderlik yapıyor.

Çalışmanın adı, “Atatürk’ün Bütün Eserleri.” (Kaynak Yayınları)
Atatürk’ün “özel arşivini” kronolojik bir sırayla derlenip-toplayan bu eser 36’ıncı cilde geldi. Her evde olması gereken bu eser sanıyorum, 50’inci cilde kadar ulaşacak.

“Atatürk’ün Bütün Eserleri” büyük devrimciyi yakından tanımak isteyenlerin birincil başvuru kaynağı olacak nitelikte.
Ben çok bilgi sahibi oldum.

Mustafa Kemal’in, “Türkiye, İran olmayacak” şeklinde bir sözü olduğunu bilmiyordum. 17’inci ciltte karşıma çıktı.

“İRAN GİBİ Mİ YAPACAKSINIZ”

Tarih: 18 Eylül 1924
Yer: Rize

Mustafa Kemal eşi Latife Hanım’la birlikte bir gün önce saat 18.00’de Rize’ye gelmişti. Valiliği, belediyeyi ve garnizonu ziyaret ettikten sonra geceyi Rize’nin tanınmış isimlerinden Mehmet Mataracı’nın konağında geçirdi.

Sabah saatlerinde “Gazipaşa” ve “Cumhuriyet” adı verilen iki çeşmeyle bir abidenin açılışını yaptı.
Dinlenmek üzere valiliğe geçti. Burada sevgi gösterisinde bulunan halkı selamladı.

Saat 14.30 Hamidiye gemisiyle Giresun’a hareket edecekti. Halkın alkışları ve idman Yurdu’nun bandosuyla valilikten uğurlanırken yanına iki müftü yaklaştı.

Bundan sonrasını Cumhuriyet gazetesinin muhabirinin yazdıklarından okuyalım:

“Paşa Hazretleri’nin hükümet dairesinden dönüşleri esnasında Rize ve Atina (yeni adı Pazar-sy) müftüleri tarafından kendilerine bir dilekçe verilmiştir. Dilekçede medreselerin tekrar açılması talep ediliyordu.

Reisicumhur Hazretleri, dilekçe muhteviyatını öğrenince asabileşmişler ve müftülere hitaben:

‘Tevhid-i tedrisat mı istemiyorsunuz? Bu millet mektep yapmayacak mı? Şimdiye kadar geri kalmamızda en büyük etkenin ne olduğunu bilmiyor musunuz? Hayır medreseler açılmayacak!’

Buyurmuşlar ve halk tarafından alkışlanmışlardır. Paşa Hazretleri hitabelerine devam buyurarak:

‘ Geçiminizi mi düşünüyorsunuz? Müsterih olun, ibadetinizle uğraşın. Bırakın milleti. Yoksa bu kararı veren Meclis’te sizden büyük alimler mi yok? Millet bildiği gibi yapacak.’

Paşa Hazretleri tekrar şiddetle alkışlanmışlardır ve müteakiben Vali Bey’le bir müddet konuşmuşlar ve bu arada, ‘Bu adamlar burasını İran gibi mi yapmak istiyorlar?’ demişlerdir. Ahali, müftüleri kınamış ve gazi’nin hitabesinden çok memnun olmuştur. “ (20 Eylül 1924, Numara 134, Cumhuriyet)

“İRANLILARDAN İBRET ALMADINIZ MI”

Demokrat Parti milletvekili Mehmet Fahri Mete ise tanık olduğu bu olayı, bir arkadaşına yazdığı, 1 Ekim 1925 tarihli mektubunda şöyle anlattı:

“(…) Mustafa Kemal Paşa Hükümet Konağı’na giderken okul öğrencilerinden birisi tarafından vuku bulan isteklerine karşılık olarak ‘arzularınız yapılacaktır’ demekle yetindi ve vilayet makamına çıktı. Buradan adliye dairelerinin bulunduğu orta kata inerken, merdivende Rize ve Atina (Pazar) müftüleri tarafından kendisine bir dilekçe sunuldu.

Dilekçeyi dikkatle okudu ve birdenbire bu müftülere dönerek aşağıda yazılı sözleri yavaş yavaş artan bir şiddet ve asabiyetle söyledi:

‘Medreselerin tekrar açılmasını istiyorsunuz. Ankara’da bulunan vekilleriniz sizler kadar düşünemiyor mu? Eğer kendi şahsınızdan, kendi hayatınızdan, kendi geçiminizden endişe ediyorsanız, buna imkan yoktur. Siz ibadetle meşgul olunuz. Böyle şeyler düşünmekte mana yoktur. Bu Tevhid-i Tedrisat Kanunu icabınca medreseler açılmayacaktır. Bu bir kanundur. Bu, şunun veya bunun demesiyle değişemez ve değişmeyecektir. Alınız dilekçelerinizi!’

Valiye de:

‘Bunlar İranlılardan ibret almadılar mı? Bunlara bu ciheti anlatın’ dedi.
Bu sözler sürekli alkışlarla karşılandı.”

NEDEN İRAN ÖRNEĞİNİ VERDİ

Mustafa Kemal niye İran’ı kötü örnek olarak göstermişti?
O dönemde İran’da neler olmuştu?


Rıza Şah, İngilizlerin desteğiyle İran’da darbe yaptı. Ordu Komutanlığı, Savunma Bakanlığı derken Başbakan oldu.
Kaçar Hanedanı’nın gücünü yok etmek için Cumhuriyet ilan etmek istedi. Dava arkadaşları modernistler ülke genelinde cumhuriyet propagandası yapmaya başladı. Ancak cumhuriyetin kurulmasına (İngilizlerin kontrol ettiği) mollalar karşıydı ve bunlar eğitimsiz halkı kışkırttılar.

Cumhuriyet hayalinin gerçekleşmeyeceğinin farkına varıp, iktidar gücünü elinden kaçırmak istemeyen Rıza Şah, toprak ağaları ve mollaların desteğiyle krallığını ilan etti. Meclis’te İslam yasalarını koruyacağına ve hiçbir değişiklik yapmayacağına yemin etti.

İşte…

Bir yıl önce cumhuriyeti ilan eden Mustafa Kemal, medreselerin açılmasını isteyen hocalara kızıp, bu nedenle “Türkiye, İran olmayacak” demişti.
Ve bu sözünün hep arkasında duracaktı.

Şöyle ki…

HAYAT BOYU REİSİCUMHURLUK TEKLİFİ

Tarih 25 Eylül 1935.
Dönemin Akşam, Son Posta, Cumhuriyet gibi gazeteleri, Atatürk’e hayat boyu reisicumhurluk teklifi yapılacağını yazdı.

Bunu Atatürk’e de sordular. Yanıtı şu oldu:

“Bana öteden beri bu ve buna benzer tekliflerde bulunanlar çok olmuştur. Siz ve kamuoyu bilmelisiniz ki, bu yoldaki teklifler hoşuma gitmemiştir ve gitmez.
Benim gayem Türkiye’de, yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde millet hakimiyetini takviye etmek ve ebedileştirmektir. Dediğiniz gibi bir teklifi, benim idealimi cidden rencide eden bir manada görürüm. Bu noktada şu veya bu yorumlara giden sözlerin manasını, beni iyi tanımış olan Türk milleti benden daha iyi takdir eder.”

Bu ara bilgiden sonra tekrar Rize’ye dönelim. Bakalım sonra neler oldu?

İSMET PAŞA’YA ŞİFRELİ TELGRAF

Mustafa Kemal medreselerin yeniden açılması talebine çok kızdı. Hamidiye gemisine çıkar çıkmaz hemen başvekil İsmet Paşa’ya şifreli bir telgraf yazıp gönderdi.

“Bugün Rize’den ayrıldığım sırada Rize ve Atina müftülerinin temsil ettiği bir hoca heyeti, bütün memleket ve civar halkı önünde kapattırılan medreselerin açılmasını dilekçeyle talep ettiler.

Dilekçeyi okuduktan sonra çok kızdım. Yüksek ve şiddetli bir sesle kendilerini azarladım ve memleketin, milletin şimdiye kadar felaketi sebeplerinin kendileri olduğuna işaret ettim.

‘Mektep istemiyorsunuz! Halbuki millet onu istiyor. Bırakınız. Artık bu zavallı millet, bu memleketin evlatları yetişsin. Medreseler açılmayacaktır. Millete mektep lazımdır’ diye bağırdım.

Bütün halk ve mektep talebesi ‘bravo’ sesleri ve heyecanlı alkışlarla karşıladılar. Ayrılmamdan sonra bu hocalara halkın bir fenalık yapmalarından korkarım.
Buna karşılık, Rize’deki liseyi canlandırmak elzemdir. Mektep binası ve eğitim aletleri yoktur.
Hocaları çok olan bu muhitte ilim irfan teşkilatımızın süratle faaliyete başlaması pek lüzumludur.

Burada Osman Ağa’nın oğlu İsmail Bey, yirmi bin liralık bir mektep binası yapmak üzere imiş. Bunu taltif ederek, işin hızlandırılması ve hemen eğitim aletleri göndermek ve fazla alaka göstermek suretiyle, halkın taassuba karşı gösterdiği fiili tezahüre karşılık vermek icap eder.” (Cumhurbaşkanlığı Arşivi, A:4, D:81, F:2-394, 2-395)

Yazımıza bir notla başladık. Ve bir not ile bitirelim:

Krallığı, halifeliği elinin tersiyle itekleyip ülkesine cumhuriyet rejimi getiren Mustafa Kemal başarılı oldu mu?

Kuşkusuz oldu.

Cumhuriyet “çıtkırıldım” değildi.
Peki, cumhuriyetin devrimleri korunabildi mi?
Atatürk’ün hassasiyeti anlaşılabildi mi?

Bakınız:

Mustafa Kemal’in evinde kaldığı Rizeli Mehmet Mataracı, bir yıl sonra Şapka Kanunu çıktığında, İstanbul’dan hemen 10 adet şapka getirtti. Hemşehrilerine dağıttı.

Rize’nin çağdaş bir şehir olması için ömrü boyunca çabalayan Mehmet Mataracı’nın adı, bugün şehirde nereye verildi bilir misiniz:

“Mehmet Mataracı Kız Kur’an Kursu!”
Başka söze gerek var mı?

Soner Yalçın
Odatv.com
14.11.2010 01:52


http://www.odatv.com/n.php?n=turkiye-ir ... 1411101200
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkiye İran Olmayacak

Mesajgönderen Avşaroğlu » 12 Nis 2011, 01:02

Yazının sonuna kadar herşey normal gidiyordu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Anadolu topraklarının her tarafında olduğu gibi Rize'de de geri kafalı insanların olması doğal diyordum kendi kendime. Lakin son 2-3 paragrafı okuyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Böyle bir ihaneti kim, neden yapar ki?
Kullanıcı avatarı
Avşaroğlu
Çavuş
Çavuş
 
Mesajlar: 62
Kayıt: 16 Mar 2011, 00:17

Re: Türkiye İran Olmayacak

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Nis 2011, 02:11

Bu ihaneti yapan geri kafalıların ağa babaları işte emperyalist ülkelerinin maşalarıdır. Neden Fars kökenli Rıza Şah, 1000 yıldır Türk'ün yönettiği İran'a ve Türkmen Kaçar Hanedanına darbe yapar ve bunu nasıl yapar diye sorduğumuzda, bu ihaneti yapanların neden yaptığını daha kolay anlayacağız. Gerçek şudur ki, geri kafalı dediğimiz kişilerin ağa babaları hep ingiliz-amerikan uşakları olmuşlardır. Bu ağababalar insanlarımızı İslam Dinimizi kullanarak, provoke edecekler, ve sonra İngiliz ajanı Rıza Şah gelecek İran'da darbe yapacak ve İran'ın bağımsızlığı kalmaycak ve İran'a İngiltere'nin bir maşası haline gelecek... İşte bu yüzden, günümüzdeki bu lanet cemaat liderleri yüzünden insanlarımız aydınlanamıyor, ve AKP'ye oy veriyor...
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön İngiltere ve Amerika Birliği Faaliyetleri: 2. Dünya Savaşı ve Türk Soyumuzun Baş Düşmanı olan Cermen Menfaat Merkezi'nin Kuruluşu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron