Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kürt Açılımı Bir ABD Projesidir

Kürt Açılımı Bir ABD Projesidir

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Haz 2011, 01:47

Açılım Bir ABD Projesidir

Kürt Kanaat Önderleri Arasında Nabız Yoklaması


ABD Dışişleri Bakanlığından üç yetkili ve ABD Büyükelçiliği Siyasi İşler Müsteşarı Jason Avery, Hillary Clinton'un Türkiye'ye yaptığı ziyaret öncesi Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Genel Başkanı Şerafettin Elçi, CHP eski Hakkâri Milletvekili Esat Canan ve Orhan Miroğlu ile görüştü. Görüşmede Kuzey Irak'la ilişkiler, PKK'nın silahsızlandırılması ve Kürt sorununa çözüm gibi konular ele alındı. Görüşmede Kürt kanaat önderlerine "PKK'yı nasıl dağdan indirebiliriz, silahı nasıl bıraktırabiliriz? Bunun için af yeterli mi?" soruları yöneltildi.

Jeffrey'in Önceliklerine Dikkat!

ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey; Murat Yetkin'in "Cumhurbaşkanı Gül yakında Kürt sorununda gelişme bekleyebileceğimizi söyledi. PKK'ya karşı işbirliği yapıldığı için soruyorum, sizinle de koordine edilen bir konu var mı? Nasıl bir gelişme bekliyorsunuz?" sorusunu şöyle yanıtlıyordu: "Ortada iki ayrı konu var. Birincisi, AB'ye aday bir ülkede kişi hak ve özgürlüklerinin gelişmesi konusu. Bu Kürt konusuna özel bir durum değil, ifade özgürlüğünden medyaya, AB raporlarında sayılan konulara dek çok alanı ilgilendiriyor. Türkiye bu konuda önemli ilerleme sağlamaya devam ediyor.
"İkincisi PKK'nın terörist faaliyetini ilgilendiriyor. Bizim de paylaştığımız anlayışa göre bu konu geniş işbirliği öngören bir strateji gerektiriyor. Askeri yönleri, diplomatik yönleri, GAP projesi gibi, PKK'nın propagandasını elinden alan TRT Şeş gibi sosyal yönleri bulunuyor. PKK'yı alt etmeyi amaçlayan bu ikinci yöndeki gelişmeler, ilk yöndeki gelişmelere yaklaşabilir.

"Mesela, dil ve ifade özgürlükleri alanında, mesela bazı grupların siyasi hayata katılımın sağlanması alanında. Fazla bir şey söylemeyeceğim, ama Türkiye bu alanda bir şey yapmak istiyor ve bu PKK ile mücadeleye yardımcı olabilir.

"Bu Türkiye'nin karar vereceği bir konu. Bizim koordinasyonumuz özellikle askeri alanda. İkincil olarak da Irak'ın kuzeyinin PKK için sığınak olmaması gerektiği konusunda çabalarımız dolayısıyla diplomatik alanda koordinasyonumuz var. Onun dışında Türkiye'nin reform adımlarını yakından izliyoruz ve destekliyoruz. Askeri alanda ise Türkiye'den gelecek her teklifi değerlendiriyoruz.

Murat Yetkin'in, "Obama'nın burada dile getireceği konulardaki öncelik sırası ne olacak?" sorusuna Jeffrey'in yanıtı ise şöyle:

"Türkiye'yi çevreleyen bölgedeki ihtilafların giderilmesi ve barışın sağlanması konusunda çok geniş bir işbirliğimiz var ve çok güçlü çıkarlarımız bulunuyor.

"Irak zaten çok geniş işbirliğimizin olduğu bir alan. Türkiye'nin PKK'ya karşı ve diğer konularda Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ile kurduğu ilişkiyi yakından izliyoruz. Bizce (gülerek) model demek istiyorum, ama KBY için Türkiye çok iyi bir örnek olabilir.
"Öncelikli konular arasında Kafkaslar ve Ermenistan konusu geliyor. Kıbrıs var, İran var. Ortadoğu Barış Süreci, İsrail, Suriye diyalogunun canlandırılması, Pakistan, Afganistan'da işbirliği, NATO konuları var."

Obama'nın Meclis Konuşması

Nitekim Obama'nın 6 Nisan'da TBMM'deki konuşması Jeffrey'in sıraladığı öncelikleri neredeyse bire bir yansıtıyordu.
Obama konuşmasında: "Güçlü azınlık hakları" sözleri ile Kürt vatandaşlarımızın "azınlık" olduğunu ilan etti.
Ayrıca bu alandaki "açılım" hakkında "Kürtçe öğretimi ve Kürtçe yayın konusundaki yasaklan kaldırdınız. Bütün dünya, Kürtçe yayın yapan yeni devlet kanalıyla verilen mesajı saygıyla not etti" övgüsünü TBMM tutanağına geçirdi. "PKK ile mücadeleye destek" konusunda "söz" verdikten sonra "Türkiye, Irak hükümeti ve Iraklı Kürt liderler arasında işbirliği bağları oluşturma çabalarının

devamıyla ve sizin Türkiye'deki Kürt nüfusu için eğitim ve demokrasiyi geliştirme yönündeki kesintisiz çabalannızla güçlenecektir" diyerek Kuzey Irak'la ilginç bir köprü kurdu.
Özetleyecek olursak, AKP'nin "Açılım Siyasası"nın mimari Beyaz Saray'daki siyah başkandır.

Yıl 1994, Pentagon'un Bir Odasında...
1994'te Pentagon'un bir odasında toplanan dört kişi Kürdistan planları üzerinde çalışıyorlardı.


1. ABD'li Kürtçe uzmanı önde gelen CIA ajanı Harold Rhode.
2. Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Celal Talabani'nin Washington temsilcisi CIA ajanı Barham Salih.
3. Kürdistan Demokrat Partinin (KDP) Başkanı Mesut Barzani'nin görevlendirdiği CIA ajanı Necirvan Barzani.
4. PKK'nın ve Mesut Barzani'nin VVashington'daki en güvendiği isim olan Kürt asıllı Amerikalı Dr. Necmaldin Kerim.
Dr. Necmaldin Kerim; Kürt politikalarının şekillendirdiği Washington Kürt Enstitüsü Başkanı. Molld1* Mustafa Barzani'nin en güvendiği isimdi. Şimdi de Mesut Barzani'ye çok yakın.

Kerim, Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra onu ziyaret etmiş. Ziyarette Öcalan kendisine savaşı kesip siyasi mücadeleye geçmekten bahsetmiş, ama sonrasında işler hızla değişmiş, Öcalan tutuklanarak Türkiye'ye getirilmişti.

Peter Galbraight ve Prof. Henry Barkey de Abdullah Öcalan Suriye'den çıktıktan sonra Avrupa'da görüşmek için randevulaşmıştı. Ancak Öcalan görüşmenin mümkün olmadığını 16 Ocak 1999 tarihli bir mektupla kendilerine bildirmişti.

Prof. David L. Phillips'in Washington Toplantısı

Atlantik Konseyi adlı ABD'li Think-Tank'ın direktörü Prof. David L. Phillips, geçen aylarda YVashington'da,"Türkler ve Iraklı Kürtler arasında güven inşası" konulu bir toplantı düzenledi.

Phillips, Derin Dünya Devleti'nin Merkezi olan CFR (Council of Foreign Relations) Dış İlişkiler Konseyi'nde "Önleyici Eylem Merkezi Yöneticiliği" yapmıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler, Norveç Barış Enstitüsü, Norveç İnsan Hakları vakıflarınca çatışmalara çözüm bulma konusunda danışmanlık yapmaktadır. Bu konuda dünya çapında bir uzman olan Phillips; Kürt sorunu, PKK, Türkiye Kürt bölgeleri konularında yirmi yıldır çalışıyor. Zaman zaman Uluslararası Kriz Çözüm Grubu ile de çalışmalar yürütüyor. Türkiye-Ermenistan arasında İsviçre'de yapılan toplantılara ve Kuzey Kore-Güney Kore Uzlaşma Komitesi toplantılarına katılıyor.

Phillips'in Washington toplantısına Necmaldin Kerim ve Peter Galbraight de katıldı.
Toplantıda PKK'nın önemli üst düzey yöneticilerinin Norveç'e yerleştirilmesi konusunu, Norveç'le bu konularla ilgili çalışmalar yürüten Dr. Kerim ve eşi Norveçli olan Peter Galbraight gündeme getirdi.

Kerim, "Kürt sorunu sadece Türkiye, Abdullah Öcalan ve DTP aracılığıyla çözülür" düşüncesindedir. ABD yönetimine bu görüşünü kabul ettirdiği için, Obama Türkiye'yi doğrudan bu yönde yönlendirdi. Kerim, Kürt sorununa bir süreç olarak bakmamakla birlikte Abdullah Öcalan'ın beş yıl içinde serbest bırakılacağını ve sürecin tamamlanacağını öngörüyor. Nitekim Kerim'le uzun yıllardan bu yana temasta olan Prof. Doğu Ergil de "Kürt sorununun çözümü için önce küçük adımlar atılır. Açılım iki yılda sonuç verir. 5 yıl içinde Kürt sorunu çözülmüş olur" diyerek Kerim'in öngörüsünü paylaşıyordu.

Iraklı Kürtlerin "Akıl Hocası" Galbraight

Peter Galbraight, Kanada ve Bosna benzeri "gevşek bir federasyon"un Irak için uygun bir model olduğunu, böyle bir federasyonla bir araya getirilecek yeni Irak'tan, örneğin on yıl sonra "federasyonun en güçlü üyesi" Kürtlerin barışçı bir boşanmayla ayrılmasının ABD'yi endişelendirmesine gerek olmadığını öne sürdü. ABD'nin eski Hırvatistan Büyükelçisi ve devrik Saddam Hüseyin rejiminin Irak'lı Kürtlere yaptığı katliamı belgeleyerek Irak'a ambargo konulmasına önderlik eden Galbraight,

Senato Dışişleri Komitesi'nde yaptığı konuşmada, Kürtlerin, Irak'ın kuzeyindeki statükodan memnun olduğunu ve otoriteyi Bağdat'ın eline bırakmak istemediğini belirtti. Galbraight'ın "Hiçbir Kürt, özgür seçim hakkı verilse, Iraklı kimliğini kabul etmeyecektir" dedi. Iraklı Kürtlerin "akıl hocası" olarak bilinen Galbraight "Onlar, tek bir Kürdistan parlamentosu ve hükümeti isteyecekler. Vergi ve harcama gücünün kendilerinde olduğu, polisi kontrol ettikleri, kendi doğal kaynaklarına ve kendilerini savunma gücüne sahip oldukları bir hükümet isteyecekler" diye konuştu. Galbraight "Gelecek bir noktada barışçı bir boşanma olabilirse, 2003'te değil de 2013'te bunun bizi çok endişelendireceğini sanmıyorum. Son on iki yıldır 4 milyon Kürt, ABD ve İngiltere'nin koruduğu, fiili olarak bağımsız devlette kendi kendini yönetti. Kendi seçilmiş parlamentoları ve göreceli özgürlük ve refah içindeki Kürtlerin kontrolü Bağdat'a geri vermeye yönelik hiçbir arzusu yok. Kürdistan; ılımlı, laik, ABD'yi en çok destekleyen bir
bölge olacak" dedi.

"Gül'le görüştüm: Kerkük'ün Kürtlere Verilmesine AKP Karşı Çıkamayacak"

Prof. Henry Barkey, 22.6.2009 tarihli Wall Street Journal gazetesinde "Türk-Kürt Barışı İçin Şans" başlığıyla yayımlanan makalesinde "Obama Müslüman dünyasında kilit bir dış politika başarısı elde edebilir.

O da Türkiye'de ve Kuzey Irak'taki Kürt sorununun çözümlenmesidir" görüşünü dile getirdi:

"PKK'nın silahlarını Türk askerlerine teslim etmesi olası değil, ancak Amerikan güçlerine teslim edebilir. Bunun karşılığında da ABD, Türk hükümeti ve kamuoyunun güveneceği sıkı bir denetleme teklifinde bulunabilecek. ABD diplomatları da birkaç PKK liderinin bölgenin dışında sığınmasını sağlayabilir ve ABD yanlısı ve Kürt Bölgesel hükümetinin Irak'ta kalmayı sürdüren Türkiye karşıtı asilerin eylem yapmasını önleyeceği güvencesini Ankara'ya verebilir. Böylece PKK asilerinin birçoğu evlerine dönebilir ve Türkler, şiddetin gölgesi olmadan Kürtlerin haklarının genişletilmesi amacıyla iç siyasi reformları konuşmaya başlayabilir.

"ABD; Kürt nüfusunun yaşadığı Güneydoğu Türkiye ve Kuzey Irak'ı içine alacak (İsrail ve komşularında olana benzer) bir 'kalifiye sanayi bölgesi' kurulması önerebilir; böylece ekonomik faaliyetler teşvik edilmiş ve Türkiye'yle Kürt bölgesel yönetimi arasındaki bağlar güçlendirilmiş olur.

Denize çıkışı olmayan Kürt bölgesi yönetimi dünyanın geri kalanıyla ekonomik ilişkileri açısından Türkiye'ye bel bağlıyor."

Barkey; ABD Dışişleri Bakanlığındaki 28 Mayıs 2004 tarihinde gerçekleştirilen "Irak'ın geleceği konusundaki muhtemel politikalar" konulu gizli toplantıda şu açıklamada bulunmuştur:

"Ben, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüştüm. Bakan, bana Kürtlerin haklarına AKP ve hükümet olarak karşı değiliz, zaten Kerkük'ün Kürtlere verilmesine AKP tepki göstermez. Göstereceği tepki askerin ve milliyetçi grupların tepkisini azaltmak içindir."

Kaynakça
Kitap: Açılım Kıskacı
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Kürt Açılımı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir