Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

102 Oturumun Sırrı

Burada Kurtuluş Savaşı büyük önemi hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

102 Oturumun Sırrı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Nis 2013, 16:00

102 Oturumun Sırrı

Türkiye’nin, Wilson’un değimiyle “bütünüyle ortadan silinmesi” anlamına gelen Sevr Antlaşması’na giden yolda emperyalistler birçok anlaşma ve görüşme yapmıştır. 1920 yılı içinde yapılan bu anlaşma ve görüşmelerin bazıları şunlardır:

1. Birinci Londra Konferansı (12 Şubat-10 Nisan 1920), 79 oturum.

2. San Remo Konferansı (18-26 Nisan 1920), 20 oturum.

3. İkinci Hythe Konferansı ( 20 Haziran 1920), 1 oturum.

4. Boulogne Konferansı (21 Haziran 1920), 1 oturum.

5. Spa Konferansı (11 Temmuz 1920), 1 oturum.

Sevr Antlaşmasından önce yapılan ve toplam 102 oturum süren bu görüşmelerde emperyalistler, aralarındaki görüş ayrılıklarını gidermeye ve paylaşım planlarına son şeklini vermeye çalışmışlardır. 102 oturum sonrasında Türkleri Anadolu’nun orta yerine gömmeyi amaçlayan Sevr Antlaşması’nı biçimlendirmişlerdir.

Atatürk’ün Nutuk’ta, Türk toplumuna karşı hazırlanmış “büyük bir komplo” diye adlandırdığı Sevr Antlaşması’nın maddeleri şunlardır:


1. Boğazlar Komisyonu: İstanbul ve Boğazlar Osmanlıdan alınarak bir “Boğazlar Komisyonuna” bırakılacaktır. Boğazlar bölgesindeki bütün istihkâmlar yıkılacak ve silahsızlandırılacak. Bu bölgedeki bütün demir ve kara yolları kullanılamaz hale getirilecek. Türkiye bu bölgede telsiz ve telgraf istasyonu kuramayacak.

2. Halife: Halife Padişah, Constantinapol olarak adlandırılan İstanbul’da oturacak ve İslam dünyasının lideri olmaya devam edecektir (Vahdettin’in Kurtuluş Savaşı’na karşı İngilizlerin yanında yer almasının nedeni şimdi daha iyi anlaşılmaktadır sanırım).

3. Anadolu ve Civarının Paylaşımı: Mondros Ateşkes Antlaşması’nın galiplere stratejik yerleri, Doğu illerini, Toros Tünellerini işgal ve haberleşmeyi denetleme hakkı veren maddeleri sınırsız olarak yürürlükte kalacak.

a) Yunanistan: Çatalca’ya kadar Trakya, Ayvalık-Alaşehir-Selçuk içinde kalan üçgen, Oniki adalar dışındaki bütün Osmanlı adaları Yunanistan’a verilecektir (İzmir, daha önce alman kararla Yunanistan’a işgal ettirilmiştir).

b) Ermenistan: Erzurum, Trabzon, Van, Bitlis eyaletlerinin kapsadığı bütün alanlar Ermenistan’a bırakılacaktır. Kuzeydoğu’da, 1914’ten önceki sınır geçerli olacak, Artvin, Erzurum’un Kuzeyi ve Iğdır’a kadar Kars, Türkiye dışında kalacak.

c) Kürdistan: Fırat’ın doğusu, Ermenistan’ın güneyi ve bu antlaşma ile saptanmış Suriye ve Irak sınırlarının kuzeyindeki bölge ilk aşamada özerk olacak, bunun esaslarını ve kesin sınırlarını İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir kurul kararlaştıracak. Özerk yönetim bir yıl sonra bağımsızlık için Milletler Cemiyeti’ne başvurabilecek. Türkiye sonucu kabul edeceğini önceden taahhüt edecek. Dolayısıyla aşamalı olarak Kürdistan kurulacak. (Bugün birilerinin doğu illeri için neden ısrarla özerklik istedikleri şimdi daha anlaşılmıştır sanırım.)

d) Fransa: Suriye devleti, Fransa yönetimi altında bir manda olacaktır. Bu Fransız mandasına Anadolu’nun şu parçaları da dahil olacaktır: Ceyhan, Osmaniye, Dörtyol, Hatay, Antakya, Antep, Maraş, Urfa, Mardin, Cizre. Ayrıca Kayseri’nin doğusu, Sivas, Malatya, Elazığ, Adıyaman, Diyarbakır’ın kuzeyi, Kilis, Adana, Mersin’in doğu kesimi Fransız nüfuz bölgesi olacak.

e) İtalya: On İki adalar zaten İtalya’nın işgali altındadır. Bunun yanında Türkiye, Libya (Trablusgarp) üzerindeki haklarını da İtalya’ya devredecektir. İtalya’ya ayrıca Fransa ile birlikte Karadeniz Ereğlisi, Kayseri’nin batısı, Nevşehir’in güneyi, Konya’nın büyük bir bölümü, Mersin’in batısı, Antalya, Muğla ve Aydın’ın güneyi, Denizli, Burdur, İsparta, Uşak, Afyon’un batısı, Manisa ve Balıkesir’in doğusu, Kütahya ve Bursa’nın güneyi verilmiştir.

f) İngiltere: Irak, İngiliz mandası altına verilecektir. Mardin’in doğusu, Hakkari, Şırnak, Siirt, Bitlis ve Van’ın güney kesimleri İngiliz nüfuz bölgesi olacaktır.

4. Ordu: Osmanlı orduları dağıtılacak, ordu, 35.000 jandarma kuvveti ve 15.000 kara kuvvetiyle sınırlı olacak. Askerlik mecburi olmayacak. Boğazlar bölgesinin jandarması İşgal Kuvvetleri Komutanı’na bağlı olacak. Silah, askeri araç gereç yapımı İşgal Kuvvetleri Denetim Kurulu’nun kontrolünde olacak. Zırhlı araç ve tank yapımı veya ithali yasaklanacak. Seferberlik yasak olacak. Deniz kuvveti kurulması yasaklanacak. Askeri gemiler etkisizleştirilecek. Yavuz zırhlısı Müttefiklere teslim edilecek. Türkiye’nin savaş gemisi yapması veya satın alması yasaklanacak. Deniz Kuvvetlerine alınacak her türlü personel İşgal Kuvvetleri Denetleme Kurulu’nca belirlenecek. Hava kuvvetleri kurulması yasaklanacak.

5. Kapitülasyonlar: Bütün kapitülasyonlar, yararlanacakların sayısı arttırılmış olarak ve ağırlaştırılarak devam edecek. Adalet işleri, Müttefiklerce yeniden belirlenecek. Azınlıkları hiçbir denetime tabii olmadan istedikleri kadar okul açıp, eğitim yapabilecek. Osmanlı mâliyesi, İşgal güçlerince kurulacak bir Maliye Kurulu’nun denetimine bırakılacak. Türkiye, Müttefiklere vermiş olduğu bütün zararları karşılayacaktır. Türkiye’nin yapacağı bütün anlaşmalar Müttefiklerce denetlenecektir.

6. Kıbrıs: Türkiye, Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçecek ve Kıbrıs İngiliz topluluğuna katılacaktır. Kıbrıslı Türkler İngiliz vatandaşı olacaktır.

Türkiye’yi siyasi, askeri, sosyal ve ekonomik olarak paramparça eden Sevr Antlaşması’na göre Türkiye’ye bırakılan iller şunlardır: Bolu, Adapazarı, Zonguldak, Kastamonu, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun’un batısı, Amasya, Tokat’ın kuzeyi, Ermenistan ile Fransız nüfuz bölgesi arasında kalan ve Elazığ’ın kuzeyine uzanan bir bölge. Yozgat, Çorum, Çankırı, Kırşehir, Ankara, Nevşehir ve Konya’nın kuzeyi, Afyon’un doğusu, Eskişehir, Bursa’nın doğusu ve Bilecik.

Ayrıca, Sevr Antlaşması’nda Türkiye’ye bırakılacağı söylenen bu illerden Samsun, Sinop ve Adapazarı gibi iller değişik bahanelerle işgal edilmiş ve dahası Karadeniz’de Rum Pontus Devleti kurmak isteyen ayrılıkçı Rumlara destek olunmuştur.

İşte, yobazın, liboşun “antiemperyalist bir mücadele değildir” diye bağırdığı Kurtuluş Savaşı öncesindeki emperyalist kuşatmanın boyutları...

Emperyalizm, 1683 Viyana Bozgunu’ndan sonra Osmanlı Türklerini Avrupa’dan; 1908 Reval Görüşmelerinden sonra Balkanlar’dan; 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması ve 1920 Sevr Antlaşması’ndan sonra ise Anadolu’dan atmak için mücadele etmiştir. Osmanlı Türklerini Avrupa’dan ve Balkanlar’dan atmayı başaran emperyalizmin son amacı Türkleri Anadolu’dan da atmaktır. 1913-1920 yılları arasındaki paylaşım planlan ve gizli açık anlaşmalar emperyalizmin var gücüyle Anadolu üzerine çullandığının, dolayısıyla bu emperyalist baskıyı kırmak için verilen Kurtuluş Savaşı’nın “antiemperyalist” bir mücadele olduğunun göstergesidir.

Mustafa Kemal Atatürk, “orduları dağıtılmış, silahları elinden alınmış, bütün tersanelerine girilmiş, bütün haberleşmesine el konulmuş ve dört bir yanı bilfiil işgal edilmiş” Anadolu’nun bağrında, yokluk ve yoksulluk içinde, neredeyse sıfırdan bir ordu kurarak İngilizi, Fransızı, İtalyanı ve onların maşası durumundaki Yunanı, Anadolu yaylasına gömmüştür. Bunun adı, neresinden bakılırsa bakılsın, dünyadaki ilk antiemperyalist zaferdir.

Kaynakça
Kitap: CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI, Yoksa siz de mi kandırıldınız?...
Yazar: SİNAN MEYDAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Kurtuluş Savaşı İngilizlere Karşı Kazanılmış Önemli Bir Türk Zaferi'dir

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron