Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hindistan'da İngiliz İstilası

Burada Babür İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Hindistan'da İngiliz İstilası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Tem 2012, 16:31

İNGİLİZ İSTİLASI

İngilizlerin Hindde büyük istilalara hazırlanmaları; Lord Klayv ve Entrikaları — Ahmed Şahın padişah^ oluşu — Afoanlarm Pencabı istilası — ikinci Alemğir zamanı — Sihlerin isyanı — 19 uncu asır başında Hindin ahvali.

Ahmet Şah Abdalinin Hinde yedinci seferi — Sihlerin muvaffakiyeti — Hindistanda karışıklık— İngilizlerin istila hareketleri — Meysur Sultanının muvaffakiyetli muharebeleri — İngilizlerin Sultan Tipuyu müttefik kuvvetlerle bozması — Tipunun siyasi ve askeri hazırlık ve muvaffakiyetleri — İngiliz Umumi Valisi Vellesleyin Haydarabad ve Pûna pişvasiyle müttefik hareketleri — kahraman Tipûnun ölümü.

İngilizlerin Avadh, Haydarabad memleketlerine ordu sokmaları — İngilizlerin, Fransızların Hindden atılması yolundaki hareketleri.

Bu sırada vukua gelen çok mühim bir hadise de İngilizlerin Şarki Hind kumpanyasının yıllardan beri hazırladığı büyük tecavüz ve taaruzlara başlamış olmasıdır. Yukarda biraz bahsedildiği gibi Hind kıt’aasının keşfi ve zenginliğinin anlaşılması üzerine Kraliçe Büyük Elizabet zamanında 1600 tarihinde İngiliz tüccarlarından teşekkül eden kumpanya 1661 de yenilenerek ve Hindde ticaretin kendilerine münhasır olması, para çıkarması, adli kaza ve mahallinde harp ve sulh ilanı gibi muvaffakiyetini temin edici esaslarla da teçhiz ve takviye edilmişti. Padişah Cihangir zamanında gelmiş ve yalnız Surat, Ahmetabad, Karumendel, Kembayet şehir ve iskelelerde birer ticarethane açmak gibi çok vasi bir müsaade almış olan bu kumpanya müdürleri, gide gide Hindin karışıklığından ve hükümetlerin zafmdan istifadeye başlamışlardı.

Gene bu senelerde İngilizleri taklit hevesiyle dördüncü Hanri tarafından tasarlanarak Rişliyö tarafından fiile çıkarılmış Fransız Hind şarki kumpanyası da varsa da bu bir devlet müessesesi olduğundan Kolberin çalışmasına rağmen devlet himayesine güvenen bu şirket muvaffak olamamış hatta bir aralık Düpleks Hind hükümetleri arasındaki ihtilaftan istifade ile lngilizleri atmağı tasarlamışsa da on beşinci Luinin nazırları tarafından himaye edilmediğinden bu maksadına ulaşamamış ve nihayet 1763 te yedi sene muharebesini nihayetliyen Paris muahedesiyle bugün Fransızlara ait bulunan küçük parçalardan başka Hindin geniş memleketlerini kudretli rakiplerine terke mecbur olmuşlardı.

Halbuki İngilizler tarafından Lord Klayv hatta kumpanyanın arzularına rağmen çok faal ve entrikalı bir rol oynamağa başlamış, Bingale valisi Siracüddevleyi bir sahte muahede ile iğfal ederek ansızın bastırmak ve bilhassa Mir Caferi hıyanetle kazanmak yolu ile Pılasi muharebesiyle Bingale, Behar, Orisa vilayetlerinin vergi işlerini deruhde ediyordu. Yarı müstekil Avadh vilayetiyle muahede yaparak ve ilerideki büyük istilalara üs halinde tanzim edilmekte olan Bingalenin şimaline karşı muhafazası tamamlanmış oluyordu.

Ahval ve şeraitin nasıl inkişaf eylediği eyice görünmek için Britanya Hükümetinin yalnız Hind içindeki faaliyeti değil Hinde komşu olan memleketlerdeki teşebbüs ve faaliyetleri de gösterilmiş ve kumpanyanın umumi müdür veya umumi valileri muazzam ordulariyle devletlerle harbederek bir hükümdar rolünü yapmış ve inisyativ de daima onlarda bulunmuş olduğundan onların devir ve zamanları tasrih ve tafsil edilmiştir.

Padişah olan Ahmet Şah ta büyük bir seciye ve kudret sahibi değildi. Ve zaten bu ordu ve idare ile de çabucak bir faaliyet gösterilemezdi; senelerce ıslahat lazım ve bunun için zaman, eşhas gerekti. Ahmet Han zamanında önce Nadir Şah ordusunda Hindistana gelerek Nadir Şahın ölümünde Kabil, Gazne, Kandahar ve Heratı zaptedip bir hükümet kuran ve sonraları Pencabı zaptedip Lahora kadar ilerliyen Ahmet Şah Dürrani (Turani) Lahor valisi Müinülmülk ile muahede yapmış ve tekmil Pencap ve Multanı da onun enirine vererek onu kendisine vekil seçmişti. İşte bu Müinülmüktür ki sonraları Imadülmülk Gazi ve bir kaç vali ile birleşerek Hind hükümdarı Ahmet Şahı tevkif ve saltanatına nihayet verdiler.

Bunun yerine geçmiş olan ikinci Alemğir Şah zamanında padişah ta, bütün işlerde Imadüimülkün elinde idi.

Bu zat ta Lahora dayısı üzerine yürüdü. Ve onu atarak yerine başka birisini tayin ettise de, Afganistanda hükümdar bulunan Ahmet Şah kendinin himaye ettiği zatın atılması üzerine tekrar yürüyerek ancak müsalaha ile döndü.

Ahmet Şah ta oğlu Timur Şah ta imparatorluk sülalesinden birer kızla evlendiler.

Babür ve büyük halefleri zamanında ancak bir eyalet olan Afganistan şimdi tekmil imparatorluğa filen hakim bir rol oynamakta idi.

Evvelce başvekil iken azledilmiş olan İmadülmülk iş başında bulunan başvekil Necibüddevle kaçmış olduğundan padişah kendisiyle anlaşarak Imadülmülkü eski yerine getirdiyse de itimat edemedi. Şehzade Mehmet Ali Gevheri ilkin şehirden uzaklaştırdı. Ve sonradan getirerek kalede sardı. Fakat buradan kaçan şehzade Avadh vilayetine Şücaüddevle yanına gitti. Oradan Allahabada geldi. Bu valiler şehzadeye olanca kuvvetleriyle yardım ettiler. Diğer valiler : Sadullah, Hafız Rahmet Devende de Şücaüddevlenin imdadına geldiler. Allahabad Savaşı Imadülmülkün mağlûbiyet ve sulh istemesiyle neticelendi. Fakat dönüşte padişahı öldürdü. İkinci Şah Alam Künoli şehrinde padişahlığını ilan etti. Saltanatına sebep ve kendisine sadık olan Şücaüldevle ve Necibüddevleye hiltalar giydirdi, Maharatalar ve Sihler Lahoru istila etmiş Ahmet Şah Dürraninin oğlu Timur Şahı da kovmuşlardı.

Bu hal Hind Türk İmparaturluğu için de büyük bir tehlike olduğundan Şah Alam derhal Münirüddevleyi Ahmet Şah Abdaliye görtderdi. Ahmet Şah 30.000 kişilik bir kuvvetle yürüdü; Alam de 10.000 kişilik bir kuvvele kendisine iltihak etti. Sih ve Maharataların Prens Bhav başbuğluğundaki 100.000 kişilik orduları Panipatta bozuldu. Ahmet Şah ta uzaklara kadar bu bozgun orduyu şiddetle kovaladı. Bu zafer Hindistanın batmakta olan Türk İmparatorluğunun ömrünü biraz daha uzattı.

Fakat milli Hind kuvvetlerinin azalmasiyle de İngilizlerin daha kolay muvaffakiyet kazanmalarına çok mühim tesir ve yardım yapılmış oldu; Ahmet Şah Abdali gene Delhiye kadar geldi. Şah Alami tahta otuıtmak, Civanbahtı Veliaht ve Şücauddevleyi vezir, Necibüddevleyi emirülümera yaparak kendisi gene Kandahara döndü.

Şah Alam de Kalpi vilayetini Maharatalardan geri aldı. Bu sırada baştaki vezirlerin ve nisbeten padişahın temiz ahlak ve seciyeleri ve Ahmet Şahın her ne maksatla olursa olsun ıslahkar hareket ve faaliyeti bu çürümüş hükümete yeni ve muvakkat bir kuvvet aşılamış oldu.

Bundan sonra Sihlerin valiyi öldürüp lahoru almaları üzerine Ahmet Şah Abdali yedinci defa gene Hinde girdi. Sihler yüz bini aşan kalabalıklarına rağmen Serhinte kaçtılar. Zayiatları yirmi bini aşkındı. Fakat Horasan isyanı bu zaferi yarı bıraktırdı. Sihler tekmil vilayetlerde kaldılar. Ve sonra Kişmiri de zaptettiler. İngilizlerin daha evvelce Bombay civarında genişlemek arzusu yüzünden Maharatalarla çarpışılmış, - Meysorun kudretli hükümdarı Haydar Ali de İngilizlerin görünen tehlikesine karşı Maharatalara yardım eylediğinden bu muharebe yedi sene sürmüş ve İngilizleri çok müşkül vaziyetlere sokmuş olduğundan Klayvin muharebeye sebep olması hiç te iyi nazarla görülmemişti. Fakat kumpanyanın çok faaliyet ve hareketi İngiltere hükümetini düşündürmeğe başlamış ve 1784 te yeni bir kanunla kumpanyanın faaliyeti mülki, askeri, mali işleri komiserlerin murakabesine tabi kılınmıştı. Başlarında üç müşavirle çalışan bir de umumi müdürü olacaktı. Bu sıkı tedbirler hep kahraman Haydar Alinin Britanya idaresi üzerinde vukua getirdiği tesir neticesi idi.

1793 te yeni bir kanun çıkararak evvelkisini tasrihle “ Fütuhat Britanya milletinin temennilerinin şeref ve siyasetinin hilafında bir şeydir. Umumi müdür hükümetin müsaadesi olmaksızın hiç bir muharebeye girişemez. Ancak Hindistanda Britanya menfaatleri aleyhine hazırlanmış ve girişilmiş muhasimane hareketler vukuunda yukardaki memnuiyet kalkar.„ Bu, nevama umumi müdürleri ihtilaflar ihdas etmekte ve ondan istifade ile harbe ve fütuhata teşvik eylemekte idi. Bu yeni devrenin ilk umumi müdürü olan Lord Kornvallis zamanında (1786) İngilizler Bingale, Orisa Beharaya sahiptirler, Benaris, Gazipur da almıyor, Avadh himaye altındadır. Bombay mütesarrıflığı da civarının ilhakıyle genişlemiştir.

Hindistanın geri kalan kısmı her gün değişen müşevveş bir halita halindedir. İmparatorun nüfuzu kalmamış, memleketi bir ucundan ötekine kadar tam bir anarşi içindedir. Bütün Hindde yalnız Dekkan cenubundaki Meysur Sultanı Sultan Haydar Ali ve oğlu Sultan Tipudur ki İngiliz istilasına karşı derin bir kin ile muvaffakiyetli muharebeler vererek yedi sene ingilizleri zaman, zaman cidden pek buhranlı ve korkutucu tesirler altında bırakmıştı. Bu hükümet her ne kadar ilk zamanlar Fransızlardan istifade etmiş ise de Haydarabad Nizamı da Sultan Haydar Alinin fazla kuvvetlenmesinden telaşa düşerek ve İngiliz siyasetine aldanarak o da Maharatalar gibi müşterek bir tehlike olan İngiliz istilasına karşı duygusuz ve hareketsiz kaldı.

Yine bu sırada birçok şeflerin de birleşerek Pişvanın başbuğluğu altında toplanan Maharatalar da fazla kuvvetlenmiş ve hatta bir aralık seri bir hareketle Delhiye bile girerek imparatordan bazı arazi ve müsaadat istihsaline muvaffak olmuşlardı.

Sütleç Irmağı boyundaki Sihler dini ve ırki sıkı rabıtalariyle mühim bir kudret halini alarak şarka doğru ilerilemiş ve Delhiyi korkutan bir hale gelmişlerdi.

Daima İngilizlerle beraber olan bu kuvvet Efganlarm istila cephesi üzerinde İngiliz hesabına bir mani teşkil ediyordu.

Efganlar artık Hindde devamlı hükümet kuracak bir emel ve kudrette değillerse de onlar da yerinde tasrih edildiği üzere kuvvetli bir şahsiyet ve himmetli bir İslam ideali taraftarı olan Ahmet Şah Abdali devrinde zaman zaman Hinde ve Delhiye kadar ilerilemekte ve çekilmekte idi. İşte on dokuzuncu asrın ilk nısfında oynanacak ve Britanyanın muvaffakiyetiyle neticelenecek dramın saha ve eşhası böyledir.

1788 de Efganistanda Ahmet Şah öldü. Bu yüksek seciyeli Kahraman hükümdarın ölüşü Hind Türk imparatorluğu içinde büyük bir dostun kaybolması demektir.

O, hayatta kalsaydı Hind mukadderatında her halde müessir olacak Sihlerin, Maharataların üzerinde ezici tesiriyle imparatorluğun yük ve istilasını hafifletecekti. Nitekim yedi defa Hinde seferi ve Delhi imparatorluğunu tanzim ve takviyesi bunun için en kuvvetli bir delili teşkil eder. Kornvallis Haydarabad Nizamiyle Maharataların da yardımını temin ederek Sultan Tipuya tekrar taarruz ediyor, bu müttefik devletlere karşı tam bir hezimete uğrıyan Meysur hükümdarı Garpteki bütün sahil vilayetlerini gaybediyor (1792).

Fakat kahraman Tipu bu hezimetten yılmıyarak yeniden hazırlanmağa başladığı gibi Afganlarla siyasi temasa başlıyarak ve onu Hind davasına kazanarak Lahora kadar ilerletip Maharata ve Sihler üzerinde müessir olmağa muvaffak oluyor, ve hatta Napoleon Bonapartın Mısırı işgalinde İngilizler aleyhine onunla da siyasi münasebete girişerek İngilizlerin Hind istilası önünde çok vatanpervarane uğraşmış ve hatta bu sıralarda müttefik Maharata, Haydarabat Nizamları arasına da ihtilaf düşürerek birbirleriyle muharebeye tutuşturmuş ve İngiliz dostlarını çok telaşa düşürmüşlerdi.

1798 de ihtiyatkar olan Kornvallisin yetine daha becerikli ve cüretkar olan Loı d Vellesley geldi. Britanya elinde bulunan Hind arazisine açıktan açığa düşmanca hareketler karşısında bulunulmadıkça harp ilanını meneden kanunu en geniş surette tefsir ederek bu yeni umumi vali sultan Tipunun Haydarabad nizamının ve Maharataların kendi ordularında fransız zabiti bulundurduklarını fırsat telakki etmiş ve bunu kendisine müdahale hakkı veren düşmanca bir hareket olduğu prensipini vazetmişti.

Gene bu sıralarda İngilizlerin Napoleon Bonaparta amansız bir harp açmasından dolayı artan İngiliz milli duygularını meharetle kendi siyasetinin tervici için kullanmıştır. Umumi valinin çok geniş ve çok faal siyaset ve hareketi kumpanya müdürlerini telaşa düşürmüşse de o, zaten bunları “dar ruhlu ihtiyar kadınlardan mürekkep bir heyet„ diyerek dinlemeğe layık görmüyor, isteklerini İngiltere nazırlarına kabul ettiriyordu. Gide gide yerli devletlerin karışıklıklarını, İngiliz mülkünün mevcudiyetini veyahut sadece sükûnetini tehlikeye koyan gizli bir düşmanlık telakki ediyor ve bu bahanelerle zorla muahedeler yaptırıyor ve kabul ettiriyor ve Hindin haritasını istediği şekilde tadil ediyordu. Napoleonun Avrupada yaptıklarından kötü gördüğü şeyleri kendisi daha ziyadesiyle Hindde yapıyordu. Evvela Sultan Tipunun Fransadan dönen elçisinin İngilizleri Hindden kovmak vadini getirmesini kafi bir sebep sayarak Meysur sultanına taarruza karar veriyor, ve bunun için Haydarabad nizamına Fransız zabitlerinin tensik eylediği 14.000 kişilik ordusunu dağıttırıyor. Buna Pişvasını da kendi siyasetine kazanarak her ikisiyle birlikte sultan Tipuya taarruz ederek onu perişan ediyor; kahraman Tipu da ölüyor. Kazanılan arazinin yarısını Meysurun eski Hindu sülalesinin varisine iade ederek onun avunmasını ve yarısını da müttefiklerine vererek sonradan yapacakları harpler için yardımlarını temin ediyor. 1799 Tipunun ölümü ile otuz senedir İngilizleri ve Madrası çok şiddetli tehlikelere maruz bırakan en kahraman bir düşman sahneden çekilmiş ve artık sıra Maharatalara gelmişti. Sebep Fransız zabitleri ve başlarındaki şefin İngilizlerin müttefiki Pişva aleyhinde bulunmasıydı. Yerli hükümetlerle aldatan muahedeler yapmakla Avrupada İngiltere hükümeti Fransa ile devam etmekte olan harpte yardımlarını kazanmak istediği Rusya ve Avusturyaya mali yardımlarda bulunurken, Vellesley bilakis İngiliz orduları için Avadh ve Haydarabattan para alıyordu.

Gide gide bazı vilayetlere de sahip oldu. Puna Pişvasını İngiliz otoritesi altına soktu. Pişvanın İngilizlere tabi oluşu Maharata şeflerini kızdırdı. Haydarabadın İngilizlere tabi olmasından dolayı da bu memlekete taarruz etmişlerdi. Vellesley bu ahvalden istifadeye kalkışarak Hinde bir Fransız donanması geleceği ve Maharataların bunlarla temas edeceği sebeplerini zikr ile taarruza başladı. Avrupada Amyens muahedesi imzalanır imzalanmaz yırtılmış olduğundan harp devam etmekte idi. Bunun için Vellesley de Hinddeki Fransız mıntakalarmı zapta devam etti ve ayrı bir ordu ile de Haydarabad üzerine yürümek istemiyen Sindiya ve Nagpur memleketlerini zaptetti.

Kaynakça
Kitap: TİMURLULAR ZAMANINDA HİNDİSTAN TÜRK İMPARATORLUĞU
Yazar: HALİS BIYIKTAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Babür İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir