Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Popo (407 - 425)

Burada Asya Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Popo (407 - 425)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 19:07

Popo (407 - 425)

Her yerdiğinin sonu dağılma getiriyor. 391 deki savaş ve alınan yenilgi de, Liu Wei Ch'en'in topluluğunu epey azaltmış, kimileri Tabgaçlara, kimileri başka kavimlere sığınmıştı. Azalmanın bu kadar kolaylığı karşısında çoğalmakta zor olmuyordu. İstikrarsızlığın egemenliğine ram olan Asya her fırsatta, her topluluktan bir memnunsuzlar ordusu çıkarabiliyor. Doğrusu ya, buna imkan veren en mühim amti milli duyguların teşekkül edememiş olmasıydı. Bugün bir isim altında hayatım sürdüren, yarın başka isim altına gitmekte mahzur görmüyordu. Ancak kültür yönünden uyuşmazlıklar işi zora sokuyor; o zamanda gücü yeten ayaklanıyor, kendine tabi olanlarla beraber yeni bir oluşumun temelini atıyor.

Ordusu dağıtıp, kendisi öldürülen Liu Wei Ch'en'in küçük oğlu Ho Lien Popo, iyi bir tahsil görmemiş ama zeki idi. Becerikli, cesur, endamı düzgün, bakanlara güven telkin eden çekiciliği vardı. Elbette tek başına değil, kendisine bağlı bir grup insanla beraber gelip, Sonraki Ch'in (Tsin) Hükümdarı Yao Hsing'e sığınmıştılar. Arkadaşlarının en bariz özelliği de cesaretleriydi. Hükümdar, Popo'yu çok sevmişti; bazen görüşlerine müracaat ediyor, onu tanıdıkça güveni de artıyordu. Nihayet ona ordu komutanlığı görevi verildi.

Türk'ün özelliği çok. Bazdan felakete sürükler bazdan selamete çıkarır. Bağımsız yaşamak ve daha, ilk fırsatta devlet kurmak. .. Popo, yabana bir devletin himayesi altında uzun zaman kalmaya tahammül edecek biri değildi. Bir gün sarayı terk eden "Popo Ordos'a giderek derhal istiklalini dan etti."

Öğrenebildiğimize göre 20 bin Hunlu de devletinin ilk adımım atmış oldu. Bunun kısa hikayesini olduğu gibi iktibas edeceğiz: Huang-ho'nun batı sahilinde 407'de kurulan Hun Devleti hür yaşamayı seven gönüllülerden meydana geliyordu. Ata topraklarının geri alınması amaçlanıyordu.

Devlete verilen isim için Gumtiev şöyle söylüyor:

Ho-Lien Popo, Hunlar'ın, kendilerini M.Ö. XVIII. Yüzyılda Çin'den bozkıra sürülen hanedanın son prensi Shung Wei'nın torunları olarak kabul ettiklerim de göz önünde bulundurarak, Çin medeniyetim reddettiğim göstermek istermiş gibi kurduğu devlete Hsia (Hia) adım verdi."

Burada bir konuya açıklık getirme ihtiyacı var:

"Çin'den bozkıra sürülen hanedanın son prensi Shung Wei" meselesi doğru, fakat bu prens Milattan önce 1764 yılında bozkıra sürülmüş, burada Hunlular tarafından teslim alınıp Tanjularına götürülmüş, başından geçenleri, hanedanlıklarının yıkılışını anlatmış, Hunların misafirperverliklerine sığındığını belirtmişti. Sonuç olarak, prens çok az sayıdaki adamlarıyla beraber Hunlara iltica etmiş oluyordu. Hunların bu prensin torunları o İmal an mümkün değil. Ancak ondan Çin'in durumu hakkında bilgi sahibi olunuyor, onun anlattıklarına göre tedbirler almıyordu.

Ho-Li'en Popo Mete ailesine mensuptu, Liu Yüan gibi Çinli-leşmiş Liu soyadını almıştı. Fakat bunu bir Hun'lu adı şekline sokarak Ho-Lien soyadını aldı. Yalnız bundan da anlaşılıyor ki Hsia (Hia) devleti Çinliliği reddetmiş, milli bir Hun devleti idi."

Hia devletinin nelerle karşılaşıp, ne kadar dayanacağım kestirmek mümkün değil. İstiklale kavuşmuş olmanın sevinciyle, istikbale ait ederinden geleni yapmakla yükümlüydüler. Türklerin savaş aletleri meşhurdu ve Hia'larda bu sahada ünlendiler. Bunların elinden çıkan, zamanın önemli silahları Çin dahil bütün komşuların dillerine destan olmuştur.

Hia adı saygı uyandırmıyor, çünkü geçmişten kalma kötü bir şöhreti vardı. Hia devleti kurucusu de yakın silah arkadaşlarının da kimseden hürmet beklediği yoktu. "Herkes kendi işine baksın, biz kendi işimize", düsturu de yodarım çizmek istiyorlardı. Tibetlilerle aktedilmiş bir ittifak vardı, ama bundan hiçbir fayda umulmuyor; derhal bunu bozdular ve Tibettileri Büyük Çin Şeddi boyuna sürdüler. Güney Ordos'taki Siyenpileri itaat altına alarak, onların on bin askeri de Hun askeri saflarını doldurdular.

Doğan her gün Hia filizini büyütüyor, düşmanların yapraklarını sarartıp, dallarını kurutuyor. Çok az insanla başlanmış, çok başarılı olunuyordu. "Popo oğluna veliaht, annesine kraliçe ünvanını verdi.". Çinlilerin yaşayışı bazı Hun önderleri tarafından taklit ediliyor, Popo ise böyle şeylere hiç tenezzül etmiyordu.

Güven duygusu pekişmiş ufku genişlemiş, hedefi büyümüş olarak bir gün halkına şöyle seslendi:

"Eğer herhangi bir şehre kapanıp kalırsak mahvoluruz. Eğer düşman başım kuyruğunun arasına saklarsa, kuyruğuna basıp başım ortaya çıkaracağız. On-lan yoracağız, hırpalayacağız. Ve on yıl sonra bütün kuzey bizim olacak. Yao Hsing ölmek üzere. Oğlu ise geri zekalının teki. O ölünce Ch'ang'an'ı alacağım."

Hırs'ın tetikleyicisi akıl ve zeka olursa başarıyı koparıp alır, kuru tamah ise, sahibinin boynunu kırar. Sınırlarım genişletip devasa bir imparatorluk kurmak isteyen Popo, bir bahane icadıyla Siyenpilere hücum etti. Sadece 20 bin askeri vardı. Siyenpder 70 bin kişi. Savaşmayı bilen az sayıdaki asker çoğu yendi. Popo bu zaferin yankısını genişletmek, diğer komşularına gözdağı vermek istiyordu. Kesilen düşman kederinden bir kule kurdurdu. Gerçekten, bunu öğrenenler dehşete kapılıldar. Savaşın getirdiği zafer de hükmedilen topraklarda artıyor, devlet büyüyordu.

Ho-Lien Popo'nun gücü Ts'inlerin başkenti Ch'ang-an daydı, buranın sahibinin dikkati de onun üzerinde. Hia-Siyenpi savaşı sürerken, 30 ar binlik iki orduyla her iki tarafıda ezeceğine inanan Yao Hsing yanılmış, iki ordusu birden perişan olmuşta.

(Sene 408)

Popo yenilmez bir cengaver olmuş, ordusu geçtiği yerleri dümdüz eden dozer gibiydi. Ts'inlerle savaş yapılıp, bir çok esir alındı. Ordos ülkesinde yeni bir şehir kuruldu, buraya Tong-Vang-Çing, yani 10 bin krallığa hakim şehir adım verdi. Bu şehrin kuruluşunda telef olan insanlar yüzünden, Popo'nun adı zalime çıktı. Ayrıca Popo kendisine yeni bir isim aldı "Ti-Fa". Bunun manası demir gibi sivri ve sert" idi.

(Sene 419-415)

Popo, Cengiz Han'ın sekiz asır evvelki zuhuru sayılacak başarı ve acımasızlığın timsali olmuşta. Taşanlarını hayata geçirmek için ne gerekti görülürse o yapılıyor, bunun dışında hiçbir şey önemsenmiyordu. Yumuşaklığın sonu erimeye kadar vardığından, katı olmakta kararlıydı.
Popo 408'de Tibet hükümdarı "Yao Hsing ölmek üzere, oğlu ise geri zekalının teki. O ölünce Ch'ang-an'ı alacağım" demişti ya, 416'da hükümdar öldü. Somaki Ch'in (Tsin) hükümdarlığı adı verilen devlet geri zekalı varise kalmıştı. Ortalık karıştı. Çinliler işe el attılar. Yerli Çinliler ve Tibetliler çok zulüm görüyorlardı. Ho-lien Popo olaylan seyredip, üzerine düşecek role hazırlık yapıyor. Nihayet vakit geldi. Popo ve oğlu iki koldan harekete geç-tiler."418'de Wei nehri vadisinin engebeli arazilerine giren Hun süvarileri bölge sakinleri tarafından kurtarıcı gibi karşılandı.". Popo'ya yakıştırılan zalimlik Çinlilerde daha fazla görülüyor, bunun için, bölgede yaşayanlar Hunların gelişini sevinçli bir olay sayıyordu.

Oğlu bir tarafta zafer şerbetini yudumluyor, baba Popo Chang-an'ı (Sigan Fu) kuşatıp büyük bir kıyım yapıyor. Öldürülen Çinlilerin kellelerinden piramit diktirilip, zafer anıtı gibi seyrediliyordu. Popo, Chang-an'a girince imparatorluğunu dan etti. Oğullarından birini naip olarak burada bırakıp, Ordos'a döndü.

(Sene 419)

Popo'nun Son Beş - Altı Senesi


Hülyalarının son çizgisine ulaşmıştı. Kısa zamana sığdırdığı zaferleri başım döndürmemiş, fakat sahip olduğu nimetlerin tadını çıkarmak istiyor. Ordos'a Ch'ong-an zaferinden soma (419'da) geldi ve 424'e kadar buradan ayrılmadı. Veliaht, büyük oğlu idi Onu kenara çekip küçük oğlunu deri sürdü. Bu hadise üzerine, "büyük oğlu derhal 70 bin kişi toplayarak kardeşi Lun'a karşı yürümeğe başladı. Kardeşini yenerek öldürdü. Bunun Çam (Çang) adında bir kardeşi, yanında bin adı olduğu halde (Kueyi)'ye saldırmaya cesaret ederek, bütün teb'ası'nı hükmü altına aleti. Ve Kueyi'yi öldürttü. Sonra başkente geldi; orada veliaht dan olundu. Ertesi sene Popo ölünce tahta o çıktı (sene 425).

Popo'yu biraz zalim olarak tanıdık. Çin tarihçileri onun bu yüzünü göstermeye daha çok gayret etmişler, fakat bunun böyle olmadığım yazanlar da var. İyi ifadeler kullanan biri diyor ki, onun için; "Devletin kurucusu Ho Lien Popo kabiliyetti bir kişiydi. Çinli tarihçiler onu "kılıcım ok ve yayım yarandan eksik etmeyen bir barbar olarak niteleyerek kinlerini kusmaktadırlar. Güya yüzüne bakmaya cesaret edenlerin gözlerini oyarmış, huzurunda gülümseyenlerin dudaklarım kesermiş, kendisiyle tartışanların kellesini koparırmış vs. gerçekte ise o kendisine iyice alışmış olan insanların sayesinde ölmek üzere olan bir devleti yeniden diriltip, diklemiş son derece kabiliyetti bir insandı. Her halükarda o hayatta olduğu sürece Tabgaçlar Ordos'a adımlarım dahi atamamışlardır."

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Asya Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir