Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Cento'da Olan Bitenler

Demokrat Partisi'nin İktidar olduğu dönemde Kore Savaşına girdik ve sonrasında NATO'ya girdik. Bu olaylardan sonra Cumhuriyet Tarihimizde İlk Amerikan Uşaklığı Dönemi başladı. Bu başlangıcın başrolünde Hain Adnan Menderes var.

Cento'da Olan Bitenler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:01

CENTO'DA OLAN BİTENLER

Bu tarihlerde Türkiye'yi Amerika ve diğer batılı gizli servislere bağlayan en önemli oluşmalar arasında girilen ittifak bağlantıları da yeralmaktadır. Türkiye bir NATO üyesidir. Bu ortak savunma şemsiyesinin altındaki gizli servisler kağıt üzerinde yaptıkları anlaşmalarla büyük bir bilgi akışı koordinasyonu içinde bulunmaktadırlar. Fiilen de bazı alanlardaki istihbarat çalışmaları ortak yürütülmektedir. Böyle olunca ilişkilerde bağlayıcı faktörler ön plana çıkmaktadır. Hele isitihbarat alanında teknolojik ve ekonomik üstünlüğü bulunan Amerikan, İngiliz, Alman istihbaratları diğer birimler üzerinde baskın hale gelmektedir. Türkiye ile Amerikan ve İngiliz istihbarat birimleri arasında sıkı bağların kurulmasına ve gizli faaliyetlerin yürütülmesine yol açan bir başka ittifak bağlantısı da CENTO olarak adlandırılan Merkezi Anlaşma Teşkilatı olmuştur. Bu teşkilat Türkiye, İran, Irak,Pakistan ve İngiltere arasında Sovyetlerin Ortadoğu'da nüfuz kurmasını önlemek amacıyla Bağdat Paktı adıyla 1955 yılında oluşturulmuştur. Ancak Irak'ta Temmuz 1958 'de yapılan bir darbe sonrasında Sovyet yanlısı yönetim iş başına geçmiştir. Bunun ardından da pakt üyeleri Londra'da toplanarak teker teker Amerika ile savunma ve işbirliği anlaşmaları imzalanmasına ve merkezi Bağdat'ta olan Paktın merkezinin Ankara'ya taşınmasına karar verirler. Gelişmeler üzerine Irak 24 Mart 1959 yılında Pakt'dan çekildiğini açıklamıştır. Diğer ülkeler Amerika ile olan ilişkilerini daha da geliştirerek ve örgütün adını 21 Ağustos 1959 da CENTO yaparak faaliyetlerine devam ettiler. CENTO, NATO ile SEATO örgütleri arasında bir peyk örgüt gibi görev yapmıştır. Yapılan anlaşmalarla örgüt içinde en etkin duruma Amerika geçti. Etkinlik Amerika'nın " İç kargaşa" durumları dahil her türlü dolaylı veya doğrudan saldırı durumlarında üye devletlere müdahale etmesi koşuluna kadar getirilmiştir. Bu koşullarla çalışan bir örgütte gizli servislerin faaliyetlerini sınırlamak da mümkün değildir. Örgütün Askeri Planlama Kurulu'nun başına da bir Amerikalı General getirilir. Örgüt askeri anlamda bir büyük başarı sağlayamasa'da Ortadoğu'da Amerikan-İngiliz gizli servislerinin rahat, verimli çalışmalarında çok etkili olmuştur. Örgütün küçük hücrelerden oluşan istihbarat koordinasyon ve yönlendirme birimleri oluşturulmuş ve bunlar operasyonları yürütmüşlerdir. Bu birimin istihbarat faaliyetleri için bölgede dağıttığı paraların büyük bölümünü yüzde 60'ını Amerika, yüzde 40'ını İngiltere karşılamıştır.

CENTO'DAN PARA ALAN YAZARLAR

CENTO içinde Türkiye merkezin de oluşturalan bu istihbarat birimine, Türkiye MİT kanalıyla eleman sağlamış ve toplantılara MİT tarafından görevlendirilen istihbarat subayları katılmışlardır. Bu toplantılarda özellikle basında oluşturulan casus ağına katılan gazeteci-yazarlar, haber ve yazılarında Sovyet karşıtı tutum ve davranışları işlemişler ve karşı kampanyalar yürütmüşlerdir. Merkez'de bu yazılar değerlendirilmiş yazının içeriği, gazetede yayınlandığı yer ve büyüklüğü gözönüne alınarak, hatta bunlar yapılan değerlendirme toplantılarında cetvellerle ölçülerek sıkı sıkıya incelenmiş ve yazan gazetecilere, yazarlara paralar ödenmiştir.

Bu neredeyse reklam tarifelerini andıran bir tarife sistemine bağlanmıştır. Bu amaçla bir WIRITERS PANEL yazarlar listesi de oluşturulmuştur. CENTO'da bu işlemlerin yoğun olduğu sırada Genel Sekreterlik görevini Abbas Ali Khalatbari yürütmüştür. Milli Temsilciler Ofisi (NRO) olarak adlandırılan değerlendirme merkezinin başında ise, Mansur Negahbani bulunmuştur. Bu adlar 1963-1968 yılları arasında etkili olmuşlardır. Değerlendirmelere 1963-1968 yılları arasında Türk yetkililer olarak Albay Turan D. ve Sabahattin B. katılmışlardır. Bugün de ilişkilerin değiştiği ve farklılaştığı yolunda bir belirti bulunmamaktadır. Çünkü basın bir gizli servisin vazgeçemeyeceği iletişim ve yönlendirme kaynağı durumundadır. İngilizler İRA ile mücadelelerinde, Amerikalılar İran ve Saddam Hüseyin ile girdikleri kavgada satın aldıkları, kurdukları basın organlarını kullanmışlardır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında da Türkiye'de etkin olan bazı gazeteler ile çok sayıda gazetecinin Almanlar, İngilizler ve Fransızlar tarafından finanse edildikleri ve yazılarında aldıkları paraların kaynaklarına göre yayın politikaları izledikleri bilinmektedir. Örneğin Alman belgelerinde Cumhuriyet Gazetesi'nin kurucusu Yunus Nadi'nin bir yakınının ihtiyaçlarını gerekçe göstererek Almanlardan para istediği ve bu isteğinin karşılandığına dair bilgiler yer almaktadır. MİT'den veya diğer gizli servis kaynaklı askeri örgütlerden para alan gazeteciler yazılarında aldıkları talimatlar doğrultusunda davranmaktadırlar. Bunlara para ödemesi yapılmaktadır. Bu arada istenmeyen gazetecilerle mücadele için de yeni mücadele yöntemleri geliştirilmektedir. Bu yeni yöntem de sevilmeyen veya tehlikeli görülen gazetecilerin özel hayatlarından girdikleri şirket, siyasi ve şahsi çıkar gruplarına kadar uzanan bir yelpazede gizli servise ulaşan bilgiler veya oluşturulan dedikodular, adsız bildiriler kanalıyla veya takma adlarla yazılan köşe yazıları aracılığıyla gazetelerde yayınlattırılmaktadır. Bunun için de yine gazeteciler kullanılmaktadır. 1995 yılında Ankara kaynaklı olarak ortaya çıkan "Uyanış Bildiri"leri bu tür yayınlardır. Uyanış Bildirisi'nin ardından bazı gazetelerde açılan köşelerde, takma adlı yazarların kaleme aldığı olaylar da bu bildirilerin devamı olan yayınlardır. Uyanış bildirileri imzasız yayınlarına 6. sayısında son vermiştir.

Basında bugün önemli yerlerde bulunan pek çok ünlü gazeteci, gizli servisler ile parasal ilişki kurmuş durumdadır. Dün geliştirilen bu ilişkilerin bugün de devam ettiği tartışmasız bir gerçektir.

GAZETECİLERE PARALAR ÖZEL ULAKLA GÖNDERİLDİ

CENTO içinde yapılan değerlendirmeler sırasında istihbarat ünitesinin özellikle 1961 yılından 1974 yılına kadar Sovyetler aleyhine yazı yazanlara ödediği paralar, yüksek miktarlara ulaşmıştır. Türkiye genelinde de pek çok gazeteci ile özellikle bir sağcı gazetenin patronu dahil önde gelen yazarlarının tümü istihbarat ünitesinin verdiği bu paraları kabul ederek yazılar yazmıştır. Bu paralar özel ulaklar aracılığıyla gazeteci-yazarlara elden ve sarı zarflar içinde, paund veya dolar olarak ödenmiştir. CENTO diğer ülkelerde kendi şebekesine kattığı gazeteci-yazarlara da paraları yine özel ulaklar aracılığıyla göndererek ödemelerin yapılmasını sağlamıştır. İran ve Pakistan'da da çok sayıda gazeteci-yazar, bu şekilde CENTO gizli servis çalışmasına para karşılığı katılmışlardır.
CENTO, hemen her anlamda bağımlı olduğu Amerika'nın, Hindistan-Pakistan anlaşmazlığı, Kıbrıs dolayısıyla Türkiye-Yunanistan anlaşmazlıkları karşısında takındığı tutum nedeniyle çalışamaz duruma gelmiştir. Amerika bu konularda müttefiği olduğu Pakistan ve Türkiye'nin yanında yer almak yerine karşıt tutumlar sergilemiştir. Bunun üzerine Pakistan 12 Mart 1979 günü, İran 13 Mart 1979 günü örgütten ayrıldığını resmen açıklamıştır. CENTO Daimi Komitesi de Eylül 1979 'da örgütü feshettiğini resmen açıklamak durumunda kalmıştır.

Bu uluslararası örgütler bağlamında Türkiye, Amerikan gizli servisleri ve özellikle askeri üniteleri tarafından Sovyetler'e karşı pek çok örgütlenmeyle donatılmıştır. Bunların Amerika'nın soğuk savaş yıllarında NATO şemsiyesi altında bulunan Batılı ülkelerde de oluşturulduğu daha sonradan ortaya çıkmıştır. Özellikle Kontrgerilla örgütlenmesi olarak adlandırılan ve askeri oluşumların içine yerleştirilen yasalarda ve örgüt şemaları içinde bulunmayan bu yapılanmalar pek çok bakımdan birer gizli servisi andırmışlardır. Bunlar daha çok operasyonel küçük gruplar olarak bir merkeze bağlı üniteler olmuşlardır. Amerika'nın bu özel savaş yöntemleri bloklar arası çekişmelerin yaygın olduğu ve soğuk savaşın tırmandığı yıllarda etkin olmuştur. Bu yeraltı örgütleri özel görevleri yerine getirmişler ve komünizm tehlikesine karşı kitlesel veya bireysel ortadan kaldırma eylemleri de yapmışlardır. Kendilerini koruyan bir yasal zırh olarak da faaliyetleri ve bünyeleri üzerine gerilen "Gizlilik" zırhını sonuna kadar kullanmışlardır.

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1950-1960: Cumhuriyetimizin 1. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir