Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

1958: Adnan Menderes - Gurion Ankara Görüşmesi

Demokrat Partisi'nin İktidar olduğu dönemde Kore Savaşına girdik ve sonrasında NATO'ya girdik. Bu olaylardan sonra Cumhuriyet Tarihimizde İlk Amerikan Uşaklığı Dönemi başladı. Bu başlangıcın başrolünde Hain Adnan Menderes var.

1958: Adnan Menderes - Gurion Ankara Görüşmesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Haz 2011, 01:05

1958: Adnan Menderes - Gurion Ankara Görüşmesi

"İsrail hükümeti bölgede ABD'nin himayesi altında bulunan ve Washington'un her dediğini yerine getiren iki ülke olduğunu biliyordu. Bunlar Türkiye ve İran'dı. İsrail'in bilhassa Türkiye'ye gönderdiği mesajlarda daha yakın ilişki kurma isteği o güne kadar Ankara'daki Menderes hükümeti tarafından pek sıcak karşılanmıyordu, ancak 1958 yılının 19 Temmuz günü İsrail Türkiye açısından istediği fırsatı yakalamıştı. 19 Temmuz'da Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu İsrail'in Ankara'daki Büyükelçisi Eliahu Sassoon'u çağırtarak, Tel Aviv'e iletmek üzere bir mesaj verdi. Söz konusu mesajda Türkiye prensipte iki ülke başbakanlarının bir araya gelmesini kabul ediyordu. İsrail Başbakanı David Ben Gurion, o günlerde hatıra defterine şu notu düşüyordu: 'Tarihe geçecek günlerden geçiyoruz. Böyle bir fırsat kendini bir daha göstermez.'

Şayet bunu Araplar duyarsa iş büyür ve çığnndan çıkar. ABD bile işe müdahale edebilir.
Türkiye'yi İsrail'e alelacele yakınlığa iten nedenlerin en önemlilerinden biri Kürt konusuydu. Zira, İsrail, 1950'lerde kendisine tehdit olarak gördüğü Irak, Suriye ve Mısır gibi ülkeleri yakından takip ediyor ve elinden geldiğince istikrarsızlık yaratmaya çalışıyordu. O sıralarda İsrail Irak'taki Kürtlere sadece silah göndermekle kalmıyor, bazı yüksek rütbeli Kürt subay ve askerlerini İsrail'de gizlice eğitiyordu. Hatta İsrail İstihbarat servisi MOSSAD'ın Irak içine girerek Barzani'yle sürekli temas halinde olduğu da dolaşan söylentiler arasındaydı.

Türkiye'yi ilgilendiren ve İsrail'e yakınlaşmasındaki en önemli etkenlerinden biri buydu. Yani Türkiye, İsrail'in Kürtlerle dirsek temasının farkındaydı ve bu ülkenin, Kürtleri Irak'a karşı yaptığı gibi Türkiye'ye karşı da kışkırtmasından çekiniyordu.

İsrail Başbakanı Ben Gurion, 24 Temmuz 1958'de ABD Başkanı Dwight Eisenhovver'e gönderdiği mesajda, iki ülkenin bu ilişkisinden üstü kapalı söz etmişti.

Ben Gurion mesajında şöyle diyordu: 'Türkiye'yle ilişkilerimiz yakın geçmişte bir hayli ilerledi. Bu ilişkiler artık rutin diplomatik temasların ötesine geçmeye başladı.'

Türkiye'nin isteği üzerine Ben Gurion gizlice gelecek ve Ankara'da Başbakan Adnan Menderes'le görüşecekti. Plan gereği El Al uçağı, motorlarındaki arızadan dolayı İstanbul'a inecek, onarımı için havaalanının bir kenarına çekildiği zamanda Ben Gurion ve Golda Meir kimseye görünmeden bir Türk uçağına bindirilip Ankara'ya götürülecektir. Ancak Yeşilköy kontrol kulesindeki yetkili E1A1 pilotunun 'motor arızalı' uyarısını ciddiye alarak ne kadar ambulans ve itfaiye arabası varsa hepsini havaalanı pistine gönderince ortalık kanştı. Uçağın etrafını bir anda yüzlerce kişi sarmıştı. Ben Gurion'un da kalabalıkta uçak değiştirmesi imkansızdı. Ankara'dan gelen talimat üzerine Türk güvenlik yetkilileri kısa bir süre içinde uçağın etrafını boşalttılar ve İsrail Başbakanı Ankara'ya devam edebildi.

Ankara'daki görüşmede Menderes ve Ben Gurion birçok konuda görüş birliği içindeydiler. Üzerinde durulan başlıca konu, Mısır lideri Nasır'ın Ortadoğu Bölgesi'nde giderek artan etkinliğinin nasıl durdurulacağıydı. Bir diğer önemli konu ise Irak ve diğer bölge ülkelerindeki Kürtler ve İsrail'in bu alandaki faaliyetlerini içeriyordu. Görüşmenin sonucundan her iki ülke başbakanı da memnundu. Zira bu ziyaretten sonra Türkiye ile İsrail arasında sessiz sedasız, ancak kapsamlı bir ilişki başlıyordu.

Bir yandan Irak'taki Kürt hareketleri ve diğer yandan da bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'yi İsrail'le gizli dahi olsa yakın bir işbirliğine iterken, bu gelişmeler sonucu ortaya TRİDENT kod adında bir düzenleme çıktı. Söz konusu düzenleme, İsrail'in Mossad'la Türkiye'nin MİT ve İran'ın Savak gizli servislerinin işbirliğini getiriyordu.

TRİDENT projesi, bu üç istihbarat servisinin bölgeyle ilgili işbirliğine gitmeleri, birbirlerinin çıkarlarını ve toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürecek durumlarda karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlıyordu. Örneğin, MOSSAD, MİT örgütüne Türkiye'de faaliyet gösteren Sovyet ajanlarıyla ilgili bilgi veriyor ve Ortadoğu'daki Türkiye'ye yönelik gelişmelerden haberdar ediyordu. Bunun karşılığında da MİT, MOSSAD'a İsrail'e yönelik faaliyetlerde bulunan Arap teröristleri ve ajanları konusunda bilgi gönderiyordu.

Karşılıklı bilgi alışverişlerinin, Kürt meselesi konusunda önemli bir rol oynadığı belirtiliyordu. Üç istihbarat servisi arasındaki işbirliği, 1979 yılında İran'da Şah'ın devrilmesine kadar devam etti. Humeyni devrimiyle Savak bu işbirliğinden çıktı. MİT ile MOSSAD arasındaki işbirliğinin 1979'dan itibaren de sürdüğü ve 1980'li yıllarda bölgedeki Ermeni terör gruplarını hedef aldığı ileri sürülüyor,
ancak bunu kanıtlayıcı bir belge bulunmuyordu.

Kaynakça
Kitap: Açılım Kıskacı
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1950-1960: Cumhuriyetimizin 1. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir