Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

CIA ajanı, cemaat liderine kefil

Burada Amerika'da yaşıyan, ve Amerika'nın uşaklığını yapan Fethullah Gülen hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz. Kendisi CIA'yla iç içedir ve resmen bir CIA elemanıdır.
Fethullah Gülen, İslam Dinimiz ve Türk Soyumuz gibi en büyük değerlerimizi kötüye kullanarak iyi niyetli halkımızı kandııyor ve Amerika'ya hizmet eden bir cemaat'e köle yapıyor.
Devletimiz içinde bu cemaat'ten olan ve Türkiye Cumhuriyetimizin geleceğini tehlikeye atan insanlarımıza bunu sormak istiyorum: "ALLAH AŞKINA, Amerika gibi şeytana tapan ve bizzat şeytanın askerleri olan bir devlet'e hizmet etmenin neresinde Müslümanlığımız vede Türklüğümüz vardır?". Bu sorunun cevabının çok net olmasıyla birlikte, insanlarımızdan ricam, Türkiye Cumhuriyeti'mizin Tam Bağımsızlığı için, LÜTFEN AMERİKA'YI VE FETHULLAH GÜLEN'İ BOYKOT EDİN VE LANETLEYİN!!!!!!!

CIA ajanı, cemaat liderine kefil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 22:19

CIA ajanı, cemaat liderine kefil

Opus Dei ve benzeri "cemaatler" aslında gerçeği yüzümüze çarpıyor. Tabii görmek isterseniz...
Uzun süredir ABD'de yaşayan ve Türkiye'de "laik devlet düzenini değiştirmek amacıyla örgüt kurmakla" suçlanan, aldığı beraat kararı Yargıtay tarafından onaylanmasına rağmen Türkiye'ye dönmeyen Fethullah Gülen, ABD'de oturma, seyahat etme ve çalışma izni sağlayan "Green Card" (Yeşil Kart) aldı.
Ancak bu pek kolay olmadı.
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi (USCIS) Gülen'in başvurusunu önce reddetti.

Göçmenlik Servisi'nin bu kararı şu demekti:

Bir ay içinde ülkeyi terk et! Karar üzerine Gülen dava açtı.
Göçmen Bürosu'nun yanı sıra Yurtiçi Güvenlik Bakanı Michael Chertoff ve FBI Direktörü Robert S. Mueller'den de şikayetçi olduğu davada Fethullah Gülen'i, Klasko, Rulan, Stock & Seltzer avukattık şirketi savundu.

Davada, Göçmenlik Bürosu'nu ise Eyalet Savcısı Patrick L. Meehan ve yardımcısı Mary Catherine Frye temsil etti.
Bu arada Gülen ne kadar güvenilir biri olduğunu gösteren referanslarını ilgili servise sundu.
Mahkemeye sunulan belgelerde Gülen'in, Vatikan'da Papa II. Johan nes Paulus'la görüştüğü, yüzlerce kitap ve gazete makalesinde kendisi hakkında bilgiler yer aldığı, ayrıca kendi kurduğu hareket hakkında dünyanın sayılı üniversitelerinde konferanslar verildiği, Gülen hareketinin ABD başta olmak üzere dünyada yüzlerce okul açtığı bildirildi.

Gülen'in kırk kitap ve yaklaşık yüz maka le yazdığı, "Gülen hareketi"nin de kurucusu olduğu belirtildi.
Savcılık kayıtlarında ise Gülen'in finansal kaynakları hakkındaki iddialara yer verildi. Burada Gülen hareketinin projelerinin arkasında Suudi Arabistan, Iran, Türk hükümeti ve hatta CIA'nın da bulunduğu iddia edildi.
CIA meselesine biraz sonra değineceğiz.

Ama önce mahkemeye resmen verilen bilgilerden cemaatin parasal kaynaklarına bir bakalım.
Yıllık gelirinin yüzde 10 ve yüzde 70 arasındaki payını Gülen hareketine bağışladığını itiraf eden işadamlarının olduğu, bu miktarların kişi başına yılda 20 bin ila 300 bin dolar arasında değiştiği ileri sürüldü, İstanbul'da yaşayan bir işadamının 4-5 milyon doları her yıl Gülen hareketine bağışladığı, Gülen okullarından mezun olan gençlerin de her yıl 2 000 ila 5 000 dolar arası bağış yaptıkları belirtildi.

Savcı, Gülen için şöyle dedi:

"Dini ve siyasi bir figür; akademisyenlere para ödeyerek kendisi ve hareketi için yazı yazdırıp akademik prestij elde etmek istiyor."

Gülen'in yazdığı kitaplara da atıfta bulunan savcı, "Gülen'in yazdığı kitapların hiçbiri eğitimle ya da eğitim modelleriyle ilgili değil, tamamı dini çalışma. Ayrıca geleneksel laik eğitim ile inançlara yönelik hoşgörünün harmanlanmasıyla bir eğitim m o-deli yaratıldığı şeklindeki ifade de inandırıcı değil" dedi.
Gelelim Hoca Efendi'nin referanslarına...

Fethullah Gülen'in Yeşil Kart başvurusu için mahkemeye sunulan destek mektupları arasında ilk sırada CIA'dan analiz ve prodüksiyon direktörü olarak emekli olan George Fidas'ın yazdığı mektup yer alıyor.
CIA'nın Balkanlar uzmanı Fidas, Washington Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümü'nde ders veriyor.
Yunan asıllı olan Fidas, ayrıca Joint Military Intelligence Council'de görevli.
Referans mektubu yazan tek CIA mensubu Fidas değil.
Referans mektubu yazan CIA mensupları arasında "Kemalizm bitti,

Türkiye ılımlı İslam'a dönmelidir" diyen CIA ajanı Graham Fuller da var!
Ayrıca mesleki yaşamına CIA'da başlayıp sonra diplomat olan ABD'nin Ankara eski Büyükelçisi Morton Abramowitz de var.
Öyle ki sadece Yeşil Kart'la ilgili meselede değil, cemaatin ABD'deki faaliyetl eriyle ilgili her konuda tanınmış politikacıların adı geçiyor.

Örneğin...
Cemaatin ABD'de açtığı Turquoise (Turkuaz) Kültür Merkezi'nin açılışım ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright yaptı.
Albright açılış konuşmasında, kendisini Türk gibi hissettiğini söyledi ve bir İslam ülkesi olarak Türkiye'nin önemine değindi. Ardından Fethullah Gülen'e övgülerde bulundu. Dünyanın bir "yol gösterici"ye ihtiyacı olduğunu söyleyen Albright, bir yol göstericide olması gereken değerlerin Gülen cemaatinde bulunduğunu söyledi.
Albright, Gülen cemaatinin yol göstericisi olduğu değerlerin karşısında "radikal popülistlerin" ve "agresif milliyetçilerin" bulunduğunu vurguladı.

Cemaatin ABD'deki bu yeni kültür merkezinin açılışına ayrıca, Houston Emniyet Müdürü Harold Hurtt, Houston Ticaret Odası Başkanı Jeff Moseley, Fox 26 haber kanalının başkam D'Artagnan Bebel, NBC Local 2 kanalının başkanı Larry Blackerby, CBS KHOU 11 kanalının başkam Susan McEldoon, Texas Eyaleti Senatörü Rodney Ellis, Oklahoma Eyaleti Dışişleri Bakanı Susan Savage, İngiltere'nin Houston Başkonsolosu Paul Lynch, Türkiye'nin Houston Konsolosu Ali Fındık, She ll'in eski CEO'su John Hofmeister, Global Energy firması CEO'su Kenneth Yellowe v e Houston Baptist Üniversitesi'nin kurucu pederi Dr. Stewart Morris katıldı.
Gecede Fethullah Gülen'in kutlama mesajı da okundu. Oldukça il ginç bir gelişme de bu mesajı Houston Üniversitesi dekanlarından I ra Colby'nin okumasıydı.

ABD için bu kadar önemde birine nasıl vize verilmezdi?
Gülen'e referans veren yirmi altı kişinin desteği midir bilinmez, sonunda Fethullah Gülen 10 Ekim 2008 tarihinde ABD'de rahatça kalması için gereken vizeyi aldı.
Yani Gülen ABD'de beş Yıl yaşar ve vergi beyannamesini doldurursa artık ABD vatandaşı olabilecekti.

İlginç bir rastlantı...
Aynı tarihlerde Rusya Yüksek Mahkemesi, Fethullah Gülen cemaatiyle ilişkisi bulunduğu tespit edilen bütün kurumların Rusya'daki faaliyetlerine son verdi.
Aslında Rusya iç istihbarat Örgütü (FSB) Rusya'daki okullara daha önce operasyon düzenlemiş, okullarda görevli ABD'li öğretmenleri CIA ajanı oldukları gerekçesiyle sınır dışı etmişti.
( Bu arada bilinenin aksine Gülen okullarında eğitim dili İngilizcedir.)
Gülen okullarının Kafkasya macerası hayli hareketliydi. Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov kendisine karşı düzenlenen suikastın sorumlu su olarak bu okulları gösterdi. Okulları kapattı. Cemaat bu tür iddiaları hep reddetti. Buna rağmen cemaat okulları Azerbaycan'da da aynı akıbete uğradı.

Yeri gelmişken aktarmalıyım:

Fethullah Gülen'in resmi sitesi, Gülen hakkında yurtdışında yayınla nan haberlerin neredeyse tamamına yer veriyor.
Bu haberlerden bir tanesi var ki Gülen'in sitesinde önemine rağmen yer bulamadı. O haber Azerbaycan resmi devlet gazetesinde 16 Mayıs 2009 tarihinde çıktı. Gazetenin niteliği, Fethullah Gülen cemaati hakkında Azerbaycan'ın devlet görüşünün ne olduğunu da gösteriyor.

Haberin başlığı şuydu:

"Today's Zaman ve Onun Sahiplerinin Ermeni Sevgisi ve Azerbaycan'a Nefreti Nereden Kaynaklanıyor?"

Haberde Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin Azerbaycan'a etkilerinin bir değerlendirmesi yapıldı ve ardından cemaatin yayın organı Zaman gazetesine çok ciddi bir ithamda bulunuldu:

"Anti-Azerbaycan kampanya yapıyorlar."

Gazete buna gerekçe olarak AKP hükümeti ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin artmasıyla beraber Zaman gazetesinde çıkan Azerbaycan karşıtı yayınları gösterdi. Azerbaycan gazetesinin yazdığına göre Zaman gazetesi sistemli bir şekilde Azerbaycan'da demokrasi değil, diktatörlük olduğunu, Avrupa Birliği'nin Azerbaycan'daki antidemokratik duruma müdahalede bulunacağı yal anını yazıyordu.

Zaman gazetesi bunu niye yapıyordu?
Birincisi, cemaat Azerbaycan'da rahat faaliyet yürütemiyordu.
Azerbaycan resmi gazetesinin ikinci iddiası ise, Zaman'ın Ermenistan lobisinin tesiri altında haber yapmasıydı.

Gazete bir de uyarı yaptı:

"Bize şirketleriyle gelip bizden para kazanıp Ermenilere çalışan bu şebeke bu yayınlarına devam ederse gerekli cevabı bulur! Azerbaycan'ı açık şekilde Afrika ülkelerinden aşağı seviyede gören Today's Zaman gazetesi ve onun rehberleri, ideologları, bu sersem ve esassız iddialarının sonucunu anlamalı ve ders çıkarmalıdırlar."

Türkiye medyası bu haberleri görmüyor, ama cemaat ile Kafkas ülkeleri arasında gerilim tırmanıyor.
Ya da ABD ile Rusya kapışıyor mu demeliyiz? Dünyanın yeni paylaşım mücadelesinde cemaat hangi safta?
Kuşkusuz Ömer Fevzi Mardin'in yolunda...

Kaynakça
Kitap: BU DİNCİLER O MÜSLÜMANLARA BENZEMİYOR
Yazar: Soner Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Fethullah Gülen Terör Örgütü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron