Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fethullah Gülen Hakkında Değerlendirme ve Hukuki Durum

Burada Nurettin Veren'in Onurlu ve Şerefli Çalışmaları hakkında bütün konuları başlıklar halinde bulabilirsiniz. Yıllardır Fethullah Gülen'le beraber çalışmış olan Nurettin Veren Fethullah Gülen Terör Örgütü hakkında bütün gerçekleri açıklıyor.

Fethullah Gülen Hakkında Değerlendirme ve Hukuki Durum

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 19:43

TC ANKARA DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ CUMHURİYET BAŞSAVCILİĞI HAZIRLIK NO: 1999/420ESAS NO:2000/ İDDİANAME NO:2000/ İDDİANAME ANKARA O NOLU DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DAVACI: K. H. .

SANIK: FETHULLAH GÜLEN: Ramis oğlu, Rabia'dan olma, 1941 doğumlu, Erzurum ili, Ceferiye Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup, halen firarda. GIYABİ TEVFİK

TAR: 11.08.2000

SUÇ: Laik Devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak.

SUÇ TARİHİ: 1989 Yılından itibaren.

DELİLLER: Asrın Getirdiği Tereddütler. (4 cilt) Klasör ı, Dizi: 1-4 İrşat Ekseni isimli kitap (Klasör 1, Dizi: 5). İ'layı Kelimetullah veya Cihad isimli kitap (Klasör: 1, Dizi: 6). Çağ ve Nesil (6 Cilt) isimli kitap (Masör: 2, Dizi: 7-12.
E)Prizman isimli kitap (3 cilt) Klasör: 3, Dizi: 13-15.
F)Ölçü veya Yoldaki ışıklar (4 Cilt), Klasör 3, Dizi: 16-17.
G)Hocanın Okulları isimli kitap (Klasör: 3, Dizi: 18).
H) Fasıladan Fasıla isimli kitap (3 Cilt) Klasör: 4, Dizi: 19-21.
I)Küçük Dünyam isimli kitap (Klasör: 4, Dizi: 23).
J)ATV'de yayınlanan 9 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7 Dizi: 220).
K) NTV'de yayınlanan 10 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi: 22ı).
L) 4numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi: 216).
M) 3 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 7, Dizi: 215).
N) 8 numaralı kasetin çözümü (Klasör: 10, Dizi:708).
O) Diğer kasetlerin çözümleri (Klasör: 7, Dizi: 213-214-217-218-219, Klasör:10, Dizi: 653-707, Klasör: 11, Dizi:8 13, Klasör: 12, Dizi: 980-1042).
P) Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün Fethullah GÜLEN ve örgütü hakkındaki 21 Nisan 1999 tarihli raporu (Klasör:5, Dizi: 154-155).
R) Müşteki İsmet DEĞİRMENCİ'nin ifadesi (Klasör: 5, Dizi: 405).
S) Emniyet Genel Müdürlüğü'nün raporu (Klasör:5, Dizi: 128). Ş) Maltepe Askeri Lisesi'ne sızma çalışması ile ilgili tahkikat dosyası (Klasör: 5, Dizi: 30-78).
T) Genelkurmay Başkanlığı'nın raporu ve belgeler (Klasör: 6, Dizi: 158-212).
U) Jandarma Genel Komutanlığının raporu ve belgeler (Klasör: 11, Dizi 851-979).
V) Tanık Eyüp KAYAR'ın ifadesi (Klasör: 11, Dizi 715).
Y) Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Fethullah GÜLEN'in şirketleri, okulları, dershaneleri, vakıfları, ile ilgili tespitleri (Klasör: 8, Dizi:222-223-224-225-226-227-229-263-264).
Z) Yurtdışındaki Nurculuk faaliyetleri ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazısı ve ekindeki evrak (Klasör: 9, Dizi: 274-289).

Aa) Doküman (Klasör: 10, Dizi: 335-630).

Ab) M. Emin DEGER'in Bir Cumhuriyet Düşmanının Portresi yada Fethullah GÜLEN Hocaefendi'nin Derin Misyonu isimli kitabı (Klasör:
12, Dizi: 1068).

Ac) Yeni Hayat Mecmuası'nın Haziran 1999-Ocak 1999-Şubat 1999-Eylül 1999-Şubat 2000 tarihli sayılan (Klasör: 13).

Ad) Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın 1998 Abant Toplantısı ile ilgili doküman (Klasör: 12, Dizi: 1066-1067). İddianame (2)

DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ DURUM:

Devletle uzlaşmacı ve barışçı bir politika izleyen, toplumun bütün kesimleri ile diyalog kurmakta sakınca görmeyen Fethullah GÜLEN Grubunun başta milli eğitim ve emniyet teşkilatı olmak üzere bütün devlet kadrolarına sızma çalışmaları yaptığı ve önemli ölçüde bu faaliyetlerinde muvaffak olduğu bilinmektedir.

Sahip olduğu okul, yurt ve dershanelerinde yetiştirdiği iyi eğitilmiş kadroları ile Atatürk ilkeleri ve laik Cumhuriyeti ortamdan kaldırarak şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmayı amaçlayan Fethullah GÜLEN gücünü iki kaynaktan almaktadır: Oluşturmuş olduğu büyük sermaye imparatorluğu. Son yıllarda dozajını gittikçe artıran ve zaman zaman teşekküle yardım boyutlarına ulaşan siyasi destek.

Kısa bir sürede oluşan sermaye imparatorluğu örgüte bağlı bütün okul, yurt, dershane ve sair kuruluşların finansmanını yaparken, siyasi destek sayesinde devlet kadrolarındaki örgütlenme sağlanmakta ve örgütün önüne çıkacak engeller bertaraf edilmek istenmektedir. Tarikat okullarını övmek son zamanlarda moda haline gelmiştir. Oysa yukarıda belirttiğimiz gibi bu okullarda yetişen kadrolarla siyasi İslam'ın iktidar yapılması hedeflenmektedir. Bu itibarla tarikat okullarına destek verenler Atatürkçü olamazlar. Fethullah GÜLEN Laik Cumhuriyet'e karşı değilse, amacı sadece Türk toplumunu eğitime tabii tutmaksa; Neden, "kuvvet dengesi mevcut değilse kuvvete başvurmayın" talimatını vermektedir? Neden, müritlerine "O kuvveti temsil edeceğiniz şeyleri elinize alacağınız ana kadar, Türkiye'deki devlet yapısı ölçü¬süne göre bütün Anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır" demektedir. Neden, Mülkiye, Adliye ve Askeriye başta olmak üzere devlet kadrolarında teşkilatlanma isterken, ayrıca; Bu açıdan bizim ister bu dairede, ister diğer dairede arkadaşlarımızın korunması çok önemlidir. Bu koruma mevzuunda işte arz ettiğim gibi belki işin esnekliğinden istifade edilebilir.

Yani sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden, çok ilerlere gitmek, işte bu iki müessesede olduğu gibi hayati dinamik bir kısım müesseselerde söz konusudur. Ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma ve eğer dönülüp gelinecekse yara almadan hissettirmeden dönüp geriye gelme meselesi geleceğimizin adına çok esaslı hususlardır, Türkiye'de önünüzü kestiler. Yürüyemiyoruz, orada durgun sular gibi gölleşme imajı uyandıracaksınız. Zorlayacaksınız, yerinde yürüyor gibi yapacaksınız, Talimatları vermektedir. Neden, Arapça eğitimin kaldırılmasını, devletin bir yanılgısı olarak kabul etmektedir. Neden, kitaplarında İslamcı silahlı çeteler gibi tebliğ ve cihad konuları üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Neden, oluşturduğu ışık Evlerinin medrese, tekke ve zaviyelerin fonksiyonlarını ifa ettiklerini defalarca söylemekte, 30 Kasım 1925 tarihinde kapatılan bu kurumların özlemini çekerek Atatürk devrimleri ile ters düşmektedir.

Neden, Cumhuriyet dönemini kötülemekte ve bu dönemi kendi tarihi olarak kabul etmemektedir. Neden, "Mahmut Efendi'nin görevi, sarığın, şalvarın, cüppenin propagandasını yapmaktır. Sen de emniyet teşkilatına girecek vali ve kaymakam olacak insanları yetiştir" demektedir. Neden, Türkiye'de Atatürk düşmanlığının simgesi haline gelmiş bulunan ve Büyük Atatürk'e "Deccal" demek küstahlığını gösteren Said-i Nursi'nin yolundan gitmektedir. Aynı zamanda "Kürt Teali Cemiyeti'nin" mensubu olan bu şahıstan Bediüzzaman diye bahsederek bu şahsın ve risalelerinin yorgun bir şekilde propagandasını yapmaktadır.

Bütün bu faaliyetlerin hedefi İslam Devletini kurmaktır. Esasında bu hedef 1996 yılı baskılı "Çağ ve Nesil-5" isimli kitabın önsözünde M. Garip isimli kişi tarafından ifade edilmiş 2ı3 tir. Ancak bu ülkenin uyanık bekçileri buna fırsat vermeyecek, Laik Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri ilelebet yaşayacaktır. 12.04.1991 tarihli 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l'nci maddesinde: Terör, baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yollarından biri ile Anayasa'da belirtilmiş Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik dümenini değiştirmek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devleti'nin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemdir, denilmiştir. Aynı kanunun 7/1'nci maddesinde ise; 3 ve 4'ncü maddeler ile TCK'nın 168, 169, 171, 313, 314 ve 315'nci maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu kanunun 1'nci maddesi kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler cezalandırılır, denilmektedir.

Fethullah GÜLEN'in oluşturduğu örgüt yukarıda izah olunduğu gibi devletin laik yapısını yıkmak amacıyla kurulmuş olup, istişare kurulu, bölge imamları, şehir imamları, semt imamları, ev imamları gibi illegal yapılanmayla bütün ülkeyi bir ağ gibi sarmıştır. Yine bu illegal yapılanmaya bağlı olarak yurt içinde ve yurt dışında legal görünüşlü şirket, okul ve vakıflara sahip bulunmaktadır. Bu legal ve illegal yapılanması ile büyük ve güçlü görünüm arz eden örgüt halk üzerinde bir manevi cebir ve baskı yaratmaktadır. Bu itibarla örgüttün 3713 sayılı kanunun 1'nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7'nci maddesi kapsamı içinde ele alınması gerekmektendir. Bu iddianame ile örgütün başı hakkında dava açılmış olup örgütün illegal ve legal yapılanması hakkında soruşturma sür dürülmektedir.

NETİCE VE TALEP

Sanığa isnat edilen suç yukarıda anlatılan delillerle sabit olduğundan 2845 sayılı kanunun 9 ve 20'nei maddeleri gereğince yargılamasının yapılarak; Sanık Fethullah GÜLEN'in hareketine uyan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1'nci maddesi delaletiyle aynı kanunun 7'nci maddesinin 1'nci fıkrasının 1'nci cümlesi, TCK'nın 3ı, 33, 40. maddeleri gereğince TECZİYESİNE, Emanette bulunan suç eşyalarının TCK'nın 36'nci maddesi gereğince MÜSADERESİNE karar verilmesi kamu adına İDDİA olunur. 22.08.2000. Nuh Mete YÜKSEL Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı (19201) EK-2 Fethullah Gülen ve Perde arkası (İstihbarat Birimleri Raporu 22.08.2005)

"Fethullah Gülen, alışılmış 'Din Adamı' profilinden uzak, din adına farklı söylemleri bulunan kimi zaman 'Sfenks' kadar sessiz, kimi zaman Atatürk'ü övmeye gerek duyan, kimi zaman 8 yıllık eğitime destek verecek kadar reformcu, rejim yandaşı ve aydın bir düşünür, kimi zaman da farklı dinlerin temsilcilerine dünya barışı adına çağrılar yapacak, hatta Papa ile fikir teatisinde bulunabilecek kadar da enternasyonal yanı güçlü biri olarak görüntüler vermektedir... Polis Akademileri: Gençlerimiz üzerinde oynanan bu oyunlardan da anlaşılacağı gibi devletin bazı önemli mevkileri ile birlikte teşkilatımız bünyesinde bulunan başta Polis Koleji ve Akademisi olmak üzere, birçok eğitim kurumumuz adı geçen tarikatın ilgi alanına girmiş teşkilatlanmaları adeta bir sistematiğe bağlanmış gibi devam etmektedir. Fethullah Güren cemaatinin, devlet içindeki yapılanması alışılmış örgütlenme modelinin dışındadır. Tarikata göre; makamlar öncelikli, kişiler ikinci plandadır. Bu nedenle kişiler makamlara tercih edilmektedir... ışık Tarikatı: Marksist literatürde, genelde 'Militan' olarak adlandırılan tiplerin yetiştirilmesindeki telkin ve inandırma yöntemleri ile Fethullah Gülen'in 'IŞIK EVLERİ' ya da 'ışık Kışlaları' diye tanımladığı ve Bayrak yere düşmüştür oradan kaldırılmalıdır şeklinde örtülü olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan önceki döneme gönderme yaptığı ve büyük bir titizlikle gizlemeye çalıştığı hedefi için 'Hizmet insanı gönül verdiği dava uğrunda; kandan, irinden dar yolları geçip gitmeye azimli ve kararlı; varıp hedefine ulaştığında da sahibine verecek kadar olgun ve yüce yaratıcıya edepli ve saygılı, muvaffakiyetinden ötürü alkışlayacağı kimseleri de putlaştırmayacak' şeklindeki izahı hem mücadelenin tarzını anlatma ya, hem de lidere tabi olmak suretiyle ondan irşad ve emir beklemeyi telkin ettiği açıkça ortadadır.

Hedef; Teokratik rejim: Esasında; yazının ekindeki rapordan da anlaşılacağı gibi, Fethullah Gülen'in kitaplarında gerçek niyetini gizlemek için kullandığı bazı kelimelerin yerine, gerçekte onun niyetini ihtiva eden sözcükleri koyduğumuzda çok kullandığı, ancak ne olduğunu bir türlü izah etmediği 'Hedefinin gelecekte zümre hâkimiyetini hedefleyen teokratik bir rejim olduğu hemen anlaşılmaktadır.

Şeriat yerine İslam, Cumhuriyet dönemi yerine talihsiz dönem veya karanlık ya da upuzun hicranlı dönem, militan yerine hizmet erleri ya da ışık erleri veya ışık süvarileri, laik kesimler yerime karşı cephe veya hasım cephe, Cumhuriyet dönemi yöneticileri yerine o kafalar, ATATÜRK dönemi ya da İsmet İNÖNÜ dönemi yerine mabede giden yolların kapatıldığı zaman dilimi, şeriat düzeni yerine hedef, Atatürk yerine deccal şeklinde deyimler 'hedefinin' ne olduğunu açıklamaya yeterlidir. 'Devleti ele geçirin': Tarikat liderinin ı950'li yıllara atıfta bulunarak Said-ı Nursi'yi 'karşı cepheye aksiyoner tavır almamak' gerekçesiyle üstü kapalı eleştirerek '...

50li yıllardan bu yana tam 40-45 yıl geçmiştir. O dönemde, 10 yaşında olanlar, şayet mevsimi geldiğinde üniversite okusalardı, şimdi zirvelerde ya da zirveleri zorlayan konumlarda olacaklardı. 20 yaşında olanlar 60-65 yaşında olacaklardı ki bu da onların başbakanlar, reis-i cumhurlar seviyesinde en olgun dönemlerini yaşıyor olmaları demekti' ifadesi ile devleti diğer önemli mevkileriyle en üst düzeyde ele geçirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Eyüp Kayar'ın sözleri: Işık tarikatı'ndan koparak bir televizyonun 'Ceviz Kabuğu' adlı programında kamuoyuna yöne tik itiraflarda bulunan, ancak, hakkında şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmayan Eyüp Kayar isimli şahsın, Fethullahçılık (ışık tarikatı) örgütlenmesi ile ilgili yaptığı açıklamalar genel hatlarıyla şu ana kadar yapılan inceleme ve araştırmaları teyit eder beyanlar olması bakımından büyük önem taşınmaktadır. Eyüp Kayar'ın beyanları özetlendiğinde, ışık Evleri cemaat mensuplarının yaşadığı evler, hücre evleri mahiyetinde... Bu evlere giriş ve çıkışlar mümkün olduğunca gizlilik içinde yapılır. ışık Evlerinden sorumlu bir ev imamı vardır. Bu imamlar 6 ayda veya 1 yılda değişir.

Evin maddi girdisi ve çıktısıyla ilgilenir yukarıdaki imamlara rapor verir. Bu evlerde genelde 4-5 kişi yaşar. Umumiyetle kiralanır. Lise ve üniversite öğrencileri katılır. Cemaat 1992 yılından sonra çok hızlı gelişmeye başladı. Cemaatin en güçlü olduğu eğitim öğretim kurumları, ışık Eveleri, yurtlar, kolejler, Finans kurumları, Esnaflar, Holdingler, Talebeler mesleki örgütlenme şeklinde de Doktorlar, Öğretmenler, Avukatlar, Polisler gibi. Siyaset alanında da örgütlenene vardır fakat bu sempatizan bazındadır. Basın-yayın alayında cemaat çok güçlüdür. Zaman, Sızıntı, Yeni ÜMİT, Ekotoji, Aksiyon, STV, Burç FM gibi örgütlenmeler vardır. Ayrıca prodüksiyon şirketleri vardır. Kadın kollan örgütlenmesi vardır. Kadın cemaat mensuplarına Şakirde, erkek cemaat mensuplarına Şakirt denir... Atatürk'e ait hiçbir kitap okunmaz ve okutulmaz. Fethullah Gülen'e mehdi nazarı ile bakılır. Mehdi ahir zamanda bayrağın yere düştüğü vakitte zuhur edecek ve beklenen cemaatin başına geçerek bayrağı kaldıracak. Cemaat içinde Atatürk için, Beton Kemal, Musti, Kefere, Deccal. gibi ağır lakaplar kullanılır. Endişe verici, şu anda birçok örgüt mensubu ve talebeleri aile evlerinde örgütsel faaliyetlerini sürdürmektendirler. Gülen örgütlenmesinin ekonomik boyutu da göz önüne alındığında, gelecekte ülkemizi bekleyen tehlikenin büyüklüğü endişe verici boyuttadır.

Kaynakça
Kitap: Kuşatma, ABD'nin Truva Atı Fetullah Gülen Hareketi
Yazar: Nurettin Veren
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: FETHULLAH GÜLEN hakkında DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ DURUM

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 19:44

Ankara DGM tarafından hakkında gıyabi tutuklama karan verilmesi, bu kararın İstanbul'da kaldırılması ve buna Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun sert tepki göstermesi Fethullah Gülen'i yeniden gündeme oturttu. Son yıllarda okulları, 'ışık Evleri', siyaset ve medya dünyasıyla olan ilişkileriyle tanınan Gülen'in uzun yolculuğu Nur tarikatıyla başladı... O dönemde bir lider adayı daha gizli hazırlıklar içindeydi: Erzurumlu bir vaiz olan Fethullah Gülen. Nurculuğun Erzurum'da en etkili ismi Mehmet Kırkıncı Hoca, Osman Demirci Hoca (AP'nin Nurcu milletvekili) ve Muzaffer Aslan saye 221 sinde cemaatle tanıştı ve onlara katılmak istedi. 1963-66 yılları arasında Edirne ve Kırklareli'nde görevli olduğu dönemde, camilerde yaptığı konuşmaları yoluyla etrafında insanlar toplamaya başlamış, Nurcuları ve diğer dini çevreleri etkilenmişti. Hep ağlayan, bazen kendini yerden yere atan konuşma tarzı ile dikkatleri üzerine çekmişti...

Fethullah Gülen, hakkında "aranıyor" afişleri asılı olmasına rağmen darbecilere tam destek veriyordu. Sızıntı dergisinde askerleri öven başyazılar yazdı. Darbeden bir ay sonra yazdığı 'Asker' ile, daha sonra kaleme aldığı 'Son Karakol' başlığını taşıyan başyazılarda askerlerin 'tepe' bir varlık olduğunu söyleyerek, anadan doğma asker millet olduğumuzu belirtti. Gülen'e göre, asker tam zamanında yetişmeseydi, "Bütün millet olarak inkisar içinde ağlamadan başka çaremiz kalmayacaktı." Ve Gülen 12 Eylül'den günümüze kadar 'ağlayarak' vaazlarını sürdürdü (Tolga Çevik NTV MAGI Ekim 2000)...
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: FETHULLAH GÜLEN hakkında DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ DURUM

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 19:44

Berna Turam:

Hareketin kamu alanındaki aktivitelerine baktığımızda, birçok çevreden çok sayıda kadın katılımcı oluyor. Kadınları özellikle kamusal alana davet eden bir yönü var cemaatin. Ama aslında bu çok da göz önünde olan kamu alanı biraz yanıltıcı. Çünkü bu alanda yer alan kadınların çoğu cemaatin içinden değil. Toplantılarda, laik çevrelerden, film aktörlerine, akademisyenlere, hatta pop şarkıcılarına kadar farklı farklı kadın katılımcılar oluyor. Ama hareketin gerçek taraftarı kadınlar; mesela erkek taraftarların eşleri ve kızları daha çok arka planda, yani özel alanda kalıyor. Ve özel alana, kadınların özel hayatına baktığımda, kadınlar ve erkeklerin günlük hayatlarının çok kesin hatlarla ayrıldığını gördüm. Kadınlar, kadınlarla sosyalize oluyorlar Gülen hareketinde. Özellikle Türkiye sınırları içerisinde cemaat hâlâ haremlik selamlık şeklinde organize oluyor. Massachussetts, Hampshire Üniversitesi öğretim üyesi; Indiana Üniversitesinde düzenlenen, "İslam ve Politika: Fethullah Gülen Hareketi" konulu konferans sonrası Özge Övün ile 11.3.2006 da yapılan röportaj).
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: FETHULLAH GÜLEN hakkında DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ DURUM

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 19:44

...O bir Truva atı mıdır?

Fethullah, Bahailer'in gizli lideri midir? Amaç İslam dinini tahrif etmek midir? Gerçek ve halis Müslüman kitlemizi Fethullah'tan nasıl koruyabiliriz? Ve benim için işin en önemli yanı 21. asrın en büyük dinamik gücü olan Türkçü gençliğin Türk-İslam Sentezi adı altında kandırılmasının önüne geçme yollarının ortaya konmasıdır... Nurculuğun Türk milliyetçilerinin sırtına basarak Tevrat itti fakı kurmasının önüne geçmek, Orta Asya'da misyonerlik okulları açarak İngilizceyi Orta Asya'da tek dil haline getirme çalışmalarına artık dur diyebilecek miyiz? Fethullah'ın birinci gayesi Türk Devletini ele geçirmek, ikinci gayesi ise, geçmişin intikamını almak için İran'ı istila edip İran'la harbe girmektir... O, bu operasyonda Turancıları kullanmayı düşünüyor... Bütün Türk dünyasını ele geçirdikten sonra ise önce aldatmaca bir dinler diyalogu oluşturacak sonra da gerçekte bir Tevrat ittifakı olan Bahailiğe geçiş sürecini başlatarak bütün dünya dinlerini Bahailik altında birleştirme sürecini başlatacaktır... Son merhalesi Fethullah'ın "mesih" ilan edilerek dünya peygamberliğine adım atmasıdır..." "İlimler sahasında meselenin temel esprisini ise Bediüzzaman'ın mülahazasında buluruz.

Şöyle der o:

Allah'ın iki kitabı vardır. Biri kâinat kitabı, diğeri Kur'an-ı Kerim. "2 Bahailik, 3 büyük dini, İslamiyeti, Hıristiyanlığı ve Museviliği tek bir pota altında birleştirmeye çalışan bir dinlerüstü mezheptir. "Fethullah Müslüman mı?", Semih Tufan Gülaltay, İleri Yayınları.

Günaltay kitabında, Fethullah Gülen'in şu sözlerine dikkat çekiyor:

"Bu ışık Evlerinin kendine has özellikleri vardır... Yüreği pek, imam çelik insanların yetiştiği kutsal mekânlaradır. .. Artık geçmişte camide yapılan dini ruhunun müzakereleri bu evlerde bir araya gelinerek yapılacaktır."

Gülaltay Nur evlerinin İslam dışı olduğunu şu şekilde anlatıyor:

"Anlaşılacağı gibi Fethullah Gülen, bundan sonra caminin önemli olmadığını söylüyor. Çünkü büyük ustası... Sast de camiye girmezdi. Buradaki amaç ise İslam'ın birliktelik ve cemaat ruhunu yıkmaktır."

Tesettür:

- Kadınların başlarını örtmesi iman meselesi ölçüsünde önem arz etmez. Allah'a karşı kulluk, umumi manamda kulluk ölçüsünde önem arz etmez bunlar. Teferruata ait meseledir. Nitekim, Allah'a iman meselesi Mekke'de Efendimize tebliğ edilmiş, namaz meselesi orada bize farz kılınmış, daha sonra da zekât bize farz kılınmış. Ama tesettür meselesine gelince biraz farklı. Zannediyorum Peygamberliğin 16. ve 17. senesinde Müslüman kadınların başları açıktır. Temel meseleler varken, teferruatla uğraşılmamak ı İslâm dininde tesettür kesinlikle farzdır. "Resulüm! Mümin kadınlara da söyle. Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ırzlarını namuslarını korusunlar. Ziynet yerlerini açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesnadır. 1) Fethullah Gülen, İslâm dinine aykırı bu beyanatları 23-28 Ocak 1995 tarihleri arasında Hürriyet Gazetesi'nde ve 23-30 Ocak 1995 tarihleri arasında Sabah Gazetesi'nde yayınlanan röportajlarında vermiştir (Bu konu Mart 1995 tarihli Hakikat Aylık İslâm Dergisinin 18. Sayısında yayınlanmıştır). ve boyunları görünmeyecek şekilde) yakalarının üstüne koşup örtsünler. (Nûr: 31)

- Resulüm! Zevcelerine, kızlarına ve müminlerin hanımla rina söyle. Zaruri bir ihtiyaçları olup dışarı çıkmak istedikleri zaman, dış elbiselerini üzerlerine giysinler. Bu onların ahlaksız kadınlardan olmadıklarının bilinmesi ve incitilmemesi için daha elverişlidir. (Ahzâb: 59)

Allah-u Teâlâ emir ve hükümlerini koymuş, onu yas aklarıyla sınırlamıştır. "Bu hükümler Allah'ın hudutlarıdır. Kim Allah'ın hudutlarını aşarsa kendisine yazık etmiş olur."(Talâk: 1)
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: FETHULLAH GÜLEN hakkında DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ DURUM

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 19:47

SONSÖZ

Nurettin Veren, Orta Asya Turki Cumhuriyeteri'nin bağımsızlığa kavuşmasından sonra Türkiye ile yılların hasretini gidermek üzere, eğitim köprüleri kurmak için çok çalıştı. Daha sonra bunların yaban ellere ciro edilmesiyle ümitlerimiz kırıldı, kalbimiz yaralandı. Milletimizin topyekûn canıyla başıyla seferber olarak ibadet neşveisi içinde, bütün fedakarlıklarıyla koşup bağrını açtığı, kardeş Türk Cumhuriyetleri'ne ulaşma sevdası ne yazık ki, yad ellerin ajan borsası haline gelip büyük "Büyük Ortadoğu Projesi" adı altında parçalanma ve yağmalanmaların köprüsü haline getirilmiştir. Keşke böyle olmasaydı.

Nurettin Veren 15 Nisan 2007
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Nurettin Veren Bütün Gerçekleri Açıkladı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir