Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fetullah ve Sinekler

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Fetullah ve Sinekler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Tem 2012, 00:20

Fetullah ve Sinekler

Latif Erdoğan'ın Şemsettin Nuri takma adıyla daha önce cemaatin yayınevinden çıkardığı "Küçük Dünyam" adlı kitapta, Gülen’in Suudi Arabistan gezisi sırasında, her tarafta bol miktarda olmasına rağmen Arap sineklerinin kendisini sokmadığı, yine aynı Arap sineklerinin bir tanesinin bile rahatsızlık vermediği özellikle vurgulanıyordu. Arap sinekleri Gülen’in karşısında adeta el pençe divan duruyorlardı.

Oysa;

12 Mart hapishanelerinde yatarken, Arap sineklerinin Gülen’e gösterdiği saygıyı, yerli sinekler göstermiyor, cezaevini Fetullah'a dar ediyorlardı. Gülen o günler aklına geldiğinde yerli sineklerden şöyle yakınıyordu:

"Sinekler, ah onlardan öyle rahatsızdık ki... Pencereyi kapasan boğuluyorsun, açsan onların istilasına uğruyorsun."

Gülen’in yine birbiri ile çelişen ve üstelik aynı kitapta yer alan bu açıklamaları, ister istemez insanın aklına bazı soruların gelmesine sebep oluyordu. Öyle ya Gülen iki sinek grubunun arasındaki davranış farklarını anlatmış, ancak bu farklılığın nedenleri üzerinde durmamıştı.

Kendisi ile ilgili her olaya ilahi anlamlar yükleyen Fetullah’ın kerameti eksildiğinden mi yerli sineklerin istilasına uğramıştır. Yoksa Arap sinekleri doğuştan Nurcu takımdandı da o nedenle mi saygıda kusur etmemişlerdi. Yerli sinekler ise Ergenekoncu muydu?

Fetullah Gülen'in anılarında, birbiri ardından sıraladığı sayısız kerametleri yer alıyordu. Gülen, tam anlamıyla kerameti kendinden menkul biriydi.

Fetullah Gülen, hacca gitmek için Allah’a ve Resulüne mektuplar yazdığını; bu mektupların yerlerine ulaşmasının ardından ilahi bir mucizenin gerçekleştiğini, böylece kutsal toprakları ziyaret ettiğini söylüyordu.

Ancak;

Gülen’in bu açıklamalarının da doğru olmadığı, Gülen’in saf insanlar üzerinde “Keramet” havası yaratmak, onların beyinlerini iğdiş etmek amacı taşıdığı, yine Gülen’in Diyanet işleri Başkanlığı’na gönderdiği “Yurt dışı izin isteme” dilekçeleri ile kanıtlanıyordu.

Gülen, senelik 30 gün olan izinlerini Suudi Arabistan’da geçirmek istediğini Diyanet İşleri Başkanlığı’na gönderdiği dilekçelerinde belirtiyordu. Yani Gülen arzuhalini Allah ve Resulü’ne değil Diyanet İşleri Başkanlığına ve başkanlıkta kendilerine yakın olan cemaat üyelerine torpil amaçlı olarak duyuruyordu.

Fetullah Gülen, 1978 yılına kadar dört defa eğitim için gittiği hacca beşinci defa gitmek istiyor ve bu nedenle Diyanet İşleri Başkanlığı’na 1978 yılına ait senelik iznini Suudi Arabistan’da geçirmek istediğini belirten bir dilekçe gönderiyordu.

Diyanet İşleri Başkanlığı adına Bornova Müftüsü Rasim Arslan, bu istemi 30.05.1978 tarihinde Kaymakamlık’a sunuyor, aynı tarihte Kaymakamlık da Gülen’e olumlu yanıt veriyor ve bu yolla Gülen 1978 yılında beşinci defa Suudi Arabistan’a gidiyordu.

Fetullah’ın torpil isteme amaçlı dilekçelerine ara verelim ve Fetullah’ın keramet masallarına devam edelim.

İlk hacca gidişinde bir arkadaşının adressiz olarak Fetullah’a gönderdiği mektuplar geliyor, Arabistan’da kendisini buluyordu. Gülen, bu konuda biraz fazla övünmüş olacağını ve inandırıcı olamayacağını düşünmüş olacak ki, Oral Çalışlar ile yaptığı mülakatında mektup olayının kendisinin değil de arkadaşının bir kerametinin sonucu gerçekleştiğini belirtmeyi ihmal etmiyordu.

Gördünüz mü Fetullah’taki mütevaziliği, hadi Gülen ile ilgili bir başka keramete (!) daha tanık olalım.

Fetullah’ın çocukluğunda kazları varmış. Kazlar, komşuları olan Necip Ağa’nın bahçesine sürekli zarar verirlermiş. Necip Ağa da tabiri caizse kazlara bir meydan dayağı atmış. Dayak sonucu kazlar epeyce hırpa
lanmış. Manzara Gülen’i oldukça üzmüş ve başlamış ağlamaya...

Gülen’in gözyaşlarına destek çok gecikmeden gökyüzünden gelir, ama ne gelir... Şiddetli bir dolu yağışı başlar, hikmetin kerametine bakın ki bu şiddetli dolu yağışı o yöreye değil sadece Necip Ağa’nm bahçesine yağar. Ve bahçedeki ekinleri, bitkileri dağıtır.

Gülen’in kazlarına karşı, Necip Ağa’nın ekinleri... Peki kazları Necip Ağa mı dövdü. Ekinler mi? Bu nasıl adalet derseniz, bunun yanıtı yok. Peki Allah, sadece Gülen’in sorunları ile mi meşgul oluyor derseniz, bunun yanıtı var ama tazminatlar çok ağır. Kaldı ki bunları valla ben söylemiyorum, Gülen söylüyor.

Kaynakça
Kitap: AMERİKADAKİ İMAM
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir