Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Star Gazetesi ve Balyoz Davası

Burada Balyoz Davası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Star Gazetesi ve Balyoz Davası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 May 2011, 22:48

Star Gazetesi

Balyoz sürecinde Star gazetesinin yaptığı yayınların, Taraf ve Zaman gazetelerin yayınlarıyla özellikle dezenformasyon üretmek açısından paralellik gösterdiğini görüyoruz. Star'da yayımlanan haberler içerik ve tarz açısından önceki iki bölümde verdiğimiz haberlere benzediği için burada başka örnek vermeyeceğiz. Ancak, Star gazetesinin dezenformasyon çabalarına ek olarak şüphelilere yönelik kişisel karalama kampanyası yürüttüğünü de görüyoruz. Bununla ilgili bir kaç örnek sıralamak istiyoruz.

Örneğin, Balyoz soruşturmasında ilk dalga gözaltılar başladıktan hemen sonra 24 Şubat 2010 tarihinde Star gazetesi manşetten "MEKSİKA BİLETİ HAZIRDI!" başlıklı bir haber yayımlayarak, Çetin Doğan'ın yapılacak Balyoz operasyonundan haberdar olduğu için, Meksika'ya kaçmak üzere bilet aldığını yazdı.

Tamamen yalan ve son derece çirkin olan bu yayınlarla ilgili kısaca şunu söyleyelim. Çetin Doğan ve eşi Nilgül Doğan, 11 Mart'da Amerika'ya gelip bizi ve torunlarını ziyaret edeceklerdi. Çetin Doğan'ın ne kaçmak gibi bir niyeti vardi ne de göz altına alınacağından evvelden haberi olmuştu. Elindeki bileti (ki kendisine elektronik bilet olarak biz yollamıştık) Türkiye-Meksika bileti değil, gidiş-geliş Boston biletiydi. Buraya geldiklerinde bir kaç günlüğüne Meksika'ya seyahate gidecektik. Meksika Türkiye vatandaşlarından vize istediği için de, Amerika'ya gelmeden önce vize almaları gerektiğini kendilerine telefonla söyledik. Vize işlemleri için gerekebilir düşüncesiyle elektronik bilet ile Meksika'daki otel rezervasyon detaylarını Çetin ve Nilgül Doğan'ın e-posta adreslerine bizzat biz yolladık.

Bu durumda telefon dinleyen emniyet görevlileri ya da vize işlemleri ile ilgili olarak birileri bu seyahati kasıtlı olarak çarpıtarak Star gazetesine "haber" olarak vermiş olmalılar. Haberin zamanlaması da oldukça uygun; Doğan'ın gözaltında olduğu sırada, tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedilmesinden kısa bir süre önce.

Haberin yayımlandığı gün Çetin Doğan'ın eşi Nilgül Doğan, söz konusu haberi yalanlamak üzere Hürriyet Gazetesi'nden Saygı Öztürk'e açıklamada bulundu. Hürriyet gazetesinin İnternet sitesinde aynı gün yayımlandı. Açıklamasında Doğan bizim Boston'da yaşadığımızı, oğlumuzun doğum günü için bizi ziyaret edeceklerini, bu arada Dani'nin Meksika'daki bir konferans vesilesi ile (konferans Florida'da idi, Doğan yanlış hatırlıyor) bir Meksika ziyaretinin de söz konusu olduğunu belirtti.

Ertesi gün, 25 Şubat'ta Star gazetesi "Meksika'ya tatile gidiyormuş" başlıklı bir haber yaparak "BOSTON'DAKİ KIZA MEKSİKA'DA ZİYARET" alt başlığında Çetin Doğan'ın dikkat çekmemek için biletini gidiş dönüş aldığını yazarak, haberinde yurtdışına kaçtığı söylenen bazı kişilere de atıfta bulundu.

Bir başka örnek de Star gazetesinde 23 Ocak 2010'da "Beden dili 'Balyoz doğru' diyor" alt başlığı altında yayımlanan haberden.

Haber şöyle:

"Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın, televizyonda canlı yayında yaptığı açıklamaları değerlendiren beden dili ve psikoloji uzmanları, beden dilinin Doğan'ı yalanladığını söyledi. "

Kendinden emin biri izlenimi vermeye çalışıyor ama inandırıcı değil" diyen Psikiyatr Dr. Alper Evrensel şöyle devam etti:

"Mensup olduğu kurumda üst düzey makamlara çıkmış kişilerin büyük çoğunluğunda narsistik kişilik özellikleri mevcuttur. Bu yapıdaki kişiler dışardan bazan çok kibar gözükseler de çok katı, acımasız, empati yeteneğinden yoksun olurlar. Balyoz eylem planı da bu acımasızlığı gözler önüne sermektedir. Plan basına yansıyınca hemen canlı yayınlara çıkarak 'gizleyecek birşeyim yok' imajı vermek istedi. İddialar korkunç olmasına rağmen jest ve mimikleriyle konuyu alaya almaya çalışıyor. Meydan okumalarla 'kendinden çok emin biri' izlenimi uyandırmaya gayret ediyor ama sorulara dolaylı cevaplar vererek izleyenleri ikna edebilmiş gözükmüyor."

İnternetten edindiğimiz bilgiye göre Dr. Alper Evrensel, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden mezun, TSK'dan ayrılmış bir Doktor. TSK'dan niye ayrıldığını bilmiyoruz, ama bir doktorun bu şekilde bir açıklama yapması bize tuhaf geldi.

Aziz Üstel ise 14 Şubat 2010 tarihli köşesinde "Çetin Doğan'ın maiyetinden kişiye özel damgalı mektup" başlığı altında bir mektup yayımlıyor.

Mektuptan kesitler şöyle:

"BALYOZ Planı baştan sona doğrudur! O planın tatbikatını ben de izledim. Paşamın yanında çalıştığım sürece sadece eşine değil arkadaşlarına ve maiyetine de gerçekleri söylemezdi."

"Devletin başına geçmek en büyük hedefiydi! Ama eşinden korktuğu kadar da kimseden korkmazdı."

"Paşam küfürbazdır. En çok gıyabında eşine, sonra da kendinden kıdemli olan silah arkadaşlarına sinkaflı küfürler eder."

Mektubu yazan kişi Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın emir subaylığını yaptığını söylüyor, Aziz Üstel de mektubu olduğu gibi yayımlıyor. Üstel'in belirttiğine göre gönderen kişi mektubunu imzalamamış (mektup "bu korku ikliminde lütfen adımı yazmamı benden beklemeyin" diye bitiyormuş) ama zarfın üzerinde adı ve açık adresi varmış 1 Eğer zarfın üzerinde açık ismi vardıysa, Üstel'in bu kişinin gerçekten Doğan'ın emir subayı olup olmadığını teyit etmesi zor olmazdı herhalde.

Bu yazı üzerine o dönem Çetin Doğan'ın emir subayı olarak çalışmış iki kişi (bir üçüncüsü yok!) açıklama yaptılar, ve bu mektubun Doğan'ın emir subayı tarafından yazılmış olamayacağını söylediler.

İzlenen genel mantık şu herhalde:

bu mektubu gönderen kişi "ben emir subayıydım" diye yalan söylemiş olabilir, ancak diğer bütün söyledikleri ve emir subayı olarak yaşadıkları(!) doğrudur mutlaka!

Star'ın karalama kampanyası Balyoz şüphelileri ile de kısıtlı kalmıyor. Balyoz soruşturması kapsamında ikinci kere tutuklanan şüphelilerin tutukluluk hallerinin kalkması yönünde 19 Haziran 2010'da karar veren 9. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Yılmaz Alp hakkında "Molotofla yakalanan hakim!" başlıklı haber yapıyor. Haberde Alp'in, Ankara Hukuk Fakültesi'nde öğrenciyken elinde bir bidon benzin ve molotof kokteylleriyle yakalandığını belirterek, olayın polis tutanağına nasıl yansıdığını polis tutanağından alıntı yaparak bildiriyor!

Yasa gereği takipsizlik kararı verilen bir olayla ilgili tutanakların yok edilmesi gerektiği halde Alp ile ilgili bu tutanakları kimlerin saklayıp,ç basına sızdırdığı da ayrı bir soru.

Kaynakça
Kitap: Bir Darbe Kurgusunun Belgeleri ve Gerçekler
Yazar: Pınar DOĞAN, Dani RODRİK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Balyoz Davası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron