Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sümüklü Mendil

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Sümüklü Mendil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Tem 2012, 00:27

Sümüklü Mendil

Davranışlarının aksine neredeyse bir saygı abidesi olduğu iddia edilen Fetullah Gülen, Camii'de yaptığı bir konuşmanın ardından burnundaki sümüklerini sildiği mendilini cemaatinin içindeki bir sapkının "onu bize at" şeklinde bağırması üzerine "değmezsiniz" diyordu.

Bu diyalogun üç defa tekrar edilmesi sonucu sümüklü mendilini minberden cemaatin üzerine atıyor, oradakiler de bu sümüklü mendili kapmak için birbirlerini çiğniyorlardı.

Sümüklü mendil atma olayını; yazdığım dergiden alıntı yapan Cumhuriyet Gazetesi geniş bir şekilde işliyor, ertesi gün Zaman Gazetesi'nde bu mendil hadisesine özetle şu şekilde cevap veriliyordu:

"Cumhuriyet Gazetesi'nin dünkü nüshasında yeni bir ele geçirme ve gerçek yüzü ortaya çıkarma haberi masalı yayınlandı. Gazetenin Ankara Bürosu tarafından hazırlanan haberde, Ergün Poyraz'ın bulgularına dayanılarak Fetullah Gülen hakkında yeni iddia ve iftiralara yer verildi..."

Özetle bu minvalde verilen haberin sonunda sümüklü mendil olayı garip bir şekilde şöyle savunuluyordu:

"...Hem de cami kürsüsünde, müminlerle bütünleştiği ve tepeden tırnağa uhrevileştiği özel bir anda ama yine de ah ne olurdu? Demeden edemiyorsunuz, çiçek atmayı, mendil vermeyi anlasalar, en azından anlamaya çalışsalar..."

Bu yazı üzerine ben de hayretimi gizleyememiş şu açıklamalarda bulunmuştum:

"...Vallahi ben, peygamber makamı olarak kabul edilen bir yerde ve bir de Allah'ın evinde, burnundaki sümükleri mendile boşaltarak, müminlerin üzerine atmadaki kerameti hala kavrayamadım. Sorduğum hiç kimse de kavrayamamış. Fetullah Hocam bi yol zahmet edip, o olaydaki hikmetin kerametini açıklasa da biz de öğrensek!.."

Fetullah Gülen, bebekliğinden bu yana aşkı ile yetiştiğini, sevdalarıyla kavrulduğunu iddia ettiği sahabeler hakkında nasıl bir saygı (!) içerisinde olduğunu şu sözleri ile ifade ediyordu:

"Allah'ın resulü kendi çömezleri ile istişare ediyor..."

Yine bir başka yerde;

"...Hz. Ebubekir Allah Resulü'nün çırağıdır..."

Şeklinde masonik tanımlamalarda bulunuyordu.

Fetullah Gülen, Sahabe'den bahsettiği bir diğer bölümde de "Onun sadık çırak ve tilmizleri" demektedir ki, en düşük seviyede Arapça bilen biri bile "Tilmiz"in, çıraklığın bir üst seviyesi "Kalfa"lık olduğunu bilir.

Bilindiği üzere Hz. Muhammaed (sav), Kur'an-ın beyanına göre "Âlemlere rahmet olarak" gönderilmiştir.

Ancak Fetullah ilminin (!) seviyesi gereği, onu sadece "İslam peygamberi" olarak tanımlıyordu.

Gülen, Hz Peygamber ile Hz. Zeynep'in evliliği konusunda da Allah'a ve Peygambere olan saygısını (!) doruğa çıkarıyordu:

“...Şimdi bu evliliği doğrudan doğruya Allah (cc) emrediyordu. Zeynep’le evlilik iki cihan serverine çok ama çok ağır gelmişti. Ne var ki, emir yukarıdandı..."

Fetullah, hakkında yayınlattığı bütün kitaplarında adeta kendisini yüzyılda bir gelen saygı abidesi olarak betimliyor, tarladaki böceklere bile ne denli saygılı olduğunu destanlaştırıyordu. Ancak sürekli kendi kendinin Bürütüs'ü olan Fetullah bu olayda da açık veriyor ve bırakın saygı abidesi olmayı, saygıdan nasibini almamış kenar mahalle imamı edasıyla Peygamberimizin eşi Hz. Zeynep'ten asker arkadaşıymış gibi "Zeynep" diye bahsediyordu.

Gülen, bu yazısında gaf üzerine gaf yapıyor, kenar mahalle imamının bile yapamayacağı saygısızlığı sergileyerek, "Emir yukarıdandı" diyebiliyordu.

Fetullah Gülen din adına saygı kavramını toz duman ediyor, Allah'ı haşa Patrona, Sahabeyi ise çömez ve çırağa benzetirken, Hz. Peygamberi de adeta akü gibi görüyor ve gösteriyordu:

"...Ey gecede örtüsüne bürünen dost! Peygamberlik gibi ağır bir yük seni bekliyor, kalk ibadet yap! Zira Sen’in Allah tarafından şarj olman gerekmektedir..."

Gülen, yazdım dediği kitapta falsoları ile dini bilgisi hakkında okuyanları çok büyük tereddütlere düşürüyordu:

"Peygamber olarak düşünüyor ve peygamber olarak hareket ediyordu ki, hiçbir teşebbüsünde falso görülmüyordu."

Gülen, fiyaskoları ile de güvenilir din adamı portresinden oldukça uzak kalıyordu. Okuyalım:

"...Şimdiye kadar hiç fiyasko görmemiş, Hz Muhammed (sav) mektebine koşuyorlar..."

Allah Resulü sevgisini, Medine'de eşekler gibi yerlerde yuvarlanmak zanneden Fetullah, cemaatini ne duruma koyduğunu bir de gözyaşları ile anlatıyordu:

“...Siz bu noktaya gelmişken bir hatıramı daha arz edeyim: O günlerde milletvekili olan Arif Hikmet Bey'le Hac’da beraberdik. O, daha önceleri kendi kendine 'Medine'ye gidersem bir eşek gibi o mübarek topraklarda yatıp yuvarlanacağım' diye söz vermiş.

Medine topraklarına ayağını basar basmaz, sözünü yerine getiriyor ve o büyük ruh, kendini yere atıyor ve Medine topraklarında yuvarlanıyor. Orada ve burada ne zaman bu tabloyu hatırlasam gözlerim yaşlarla dolar..."

Kaynakça
Kitap: AMERİKADAKİ İMAM
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron