Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Asker Tayını Yememiş

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Asker Tayını Yememiş

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Tem 2012, 00:29

Asker Tayını Yememiş

Gülen, hayatını anlatan kitaplarda hak ve adalete ne kadar saygılı olduğunun kendince reklamını yapmak amacıyla, askerdeyken verilen yemeği, Kestanepazarı’nda talebelere ders verdiği süre içersinde abdest aldığı suyun parasını bile ödediğini söylüyordu.

Faruk Mercan tarafından kaleme alınan “Fetullah Gülen” adlı kitapta askeriyenin yemeğini yememesi şöyle yer alıyordu:


“Gülen, askerliği sürerken 1962 yılı sonbaharında hastalandı. Edirne yıllarında zaten çok az gıda alan Gülen, Ankara’daki askerlik günlerinde askerin karavanasından yemek yememişti.

Telsizci yapıldığından, “Diğer askerler düzeyinde askerlik yapmıyorum. Bana helâl olmaz” gerekçesiyle askeriyenin yemeğini İskenderun’da da yemiyordu. Hatta bu yüzden giydiği asker elbisesini de bir askeri öğrenciden satın almıştı. İskenderun’daki yiyeceği sadece zeytin, ekmek ve bazen küçük ispirto ocağının üzerinde haşladığı patatesti. Bu yemeğini yediği mekân telsiz arabasının içiydi.”

Fetullah Gülen, günün 24 saatini geçirdiği Kestanepazarı’ndaki kursta 5 yıl boyunca çalışıyor, bu süre zarfında bir kuruş bile para almadığını, talebeye ait bir lokma ekmeği yemediğini, bir kaşık yemeğe el sürmediğini, abdest için kullandığı suyun ve sabunun parasını bile ödediğini iddia ediyor, şunları anlatıyordu:

“Kestanepazarında görev yaptığım beş senelik zaman zarfında, yaptığım görev karşılığında bir kuruş karşılık almadım, talebeye ait bir lokma ekmeği yemedim, bir kaşık yemeğe el sürmedim ve bir tek eşyayı kullanmadım. Hatta abdest için kullandığım suyun ve sabunun parasını dahi mutlaka ödedim. Rabbim’e sonsuz şükürler olsun ki, bu prensibimi şimdiye kadar da hep korudum...”

“Peki Gülen, geçinmek için parayı nereden buluyor” derseniz onun cevabı yok!.. Gerçi Gülen’in 1964 yılında tanıştığı ve bugüne kadar çok samimi bir şekilde süren ilişkilerinde hiç ara vermediği CIA Türkiye Masası Şefi Graham Fuller’e sorsak, o bu durumu aydınlatabiliri... Ancak Fuller’e benim ulaşma olanağım yok.

Müslüman tebası da onun “Hocaefendi” olduğunu her fırsatta söylüyordu. Müslümanlığın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’de yer alan Bakara Suresi der ki;

“Faiz yiyenler mahşerde ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar...”

Sadece bu kadar mı?.. Niye bu kadar olsun ki, bakın daha neler var!..

“Kim faizciliğe dönerse, işte onlar cehennemliktir; onlar orada temelli kalacaklardır...”

Faiz yediği, faiz peşinde koştuğu, mahkeme kararlarında, mahkemelere verdiği dilekçelerde sabit olan Fetullah Gülen, öteki dünyada şeytanın çarptığı gibi kalkıp cehennemde temelli kalacaktı. Bunu ben demiyorum Kur’an-ı Kerim diyor!.. Kur’an’a göre faizcilik; helal değildir... Yasaktır!... Haramdır!... Kebair’dendir. Yani büyük günahlardandır.

Fetullah, vatani görevini yaparken askeriyenin yemeğini yemediğini, Kestanepazarı’nda çalışırken beş yıl boyunca hiç maaş almadığını, abdest suyunun parasını bile ödediğini, askerde kendisine verilen harçlığı on beş yirmi yıl sonra geriye ödediğini söyleyerek, helal-haram konusunda kendisini evliya üstü gibi gösteriyordu.

Oysa, mahkemeye verdiği gazeteci ve yazarlardan daha fazla para koparabilmek için gerçek dışı bilgiler veriyordu.

Fetullah Gülen, “Gülen’in Gerçek Yüzü” adlı kitabımda kendisine hakaret ettiğimden bahisle beş milyar lira tazminat talep ederken, faiz istemini de ihmal etmiyordu. Ancak, mahkeme Gülen’in istemlerini reddediyor, bu reddi Yargıtay da onuyordu. Böylece Gülen’in benden beş milyar ve faiz alma hayalleri suya düşüyordu.

Gülen, Necip Hablemitoğlu’ndan Hikmet Çetinkaya’ya kadar kimden tazminat istediyse, İslam’ın büyük günahlardan saydığı faizi de talep etmeyi unutmuyordu.

Fetullah, sadece faiz istemekle de kalmıyor, daha çok para koparabilmek için, Amerika’da olmasına rağmen, jet hızıyla 11 saatlik mesafedeki İzmir’de faaliyet gösteren Nil Yayınları’nda “Redaktör” olduğunu iddia ediyordu.

Gülen’in bu davranışını “Kanla Abdest Alanlar” adlı kitabımda şöyle yazmıştım:

Redaktör Fetullah


Bir insan Amerika'da sözde tedavi olurken aynı zamanda İzmir'de faaliyette bulunan bir yayınevinde redaktör olarak Cumartesi-Pazar dahil haftanın yedi günü çalışabilir ve milyarlarca lira kazanabilir mi?

Bu zat Fetullah Gülen olursa cevap biraz karışıyordu. Zira Fetullah Gülen dava ettiği insanlardan haksız yere daha fazla tazminat yani para koparabilmek için, akıllara durgunluk veren bir buluş yapıyor, kendini İzmir'de basım ve yayın işleri ile uğraşan ve cemaatına bağlı olan Nil Basın Yayın ve Dağıtım Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş'de "Redaktör" olarak gösteriyordu.

Şirketten Gaziemir-izmir'de bulunan Sarnıç Karakol Amirliği'ne gönderilen yazıda, Fetullah Gülen’in firmalarında "Redaktör" olarak çalıştığı açıklanıyor, aylık net ücret olarak da 500 milyon lira aldığı bildiriliyordu. Şirketin yazısında belirttiğine göre Gülen, 2000 yılında toplam 11 Milyar 700 milyon lira kazanıyor, bu parayı hak etmek için de hafta içi 20 saat çalıştığı şeklinde gerçek dışı bir açıklamada bulunulurken, Cumartesi ve Pazar günleri de beşer saat çalıştığı bildiriliyordu. Gülen'i dava ettiği insanlardan sebepsiz yere almayı hayal ettiği paraların hırsı öyle sarmıştı ki, Amerika'da villalarında keyif sürerken İzmir'de bulunan bir şirkette, güya çalışırken yıllık izin, sosyal izin kullanmadığını da vurgulatıyordu.

Fetullah’ın Müslümanlığının alâmetlerinden olacak, haksız yere suçladığı insanlardan mahkemeleri de yanıltarak haksız yere daha fazla üstelik faizi ile birlikte maddi menfaat temin etmek için böyle "Yalan" beyanların ardına sığınmayı mubah saymak... Üstelik bu beyana 2001 yılı Haziran ayına kadar da 500 milyon lira maaş kazandığını eklemek...

Fetullah Gülen dava ettiği insanlardan faizi ile birlikte en yüksek miktarlarda tazminat koparmayı hayal ederken yine bir hata yapıyor, Amerika’da geçirdiği günleri dakikası dakikasına anlatan ve Cemaatına mensup Işık Yayınlarından çıkan ve Ali Ünal tarafından kaleme alınan, "Fetullah Gülen'le Amerika'da Bir Ay” ismini Nil Yayınlarındaki çalışmasında bir cümle ile de olsa geçmiyordu.

Faruk Mercan tarafından yazılan ve Doğan Kitap tarafından yayınlanan Gülen'in ABD’de geçirdiği Dokuz Yılın Hikayesi adlı kitapta da, her nedense Nil Yayınevinde
insan üstü gayretle gerçekleştirdiği bu çalışma ile ilgili hiç bir bilgi yer almıyordu. Üstelik kitabın her sayfası Fetullah’ın onayından geçmişti.

Kaynakça
Kitap: AMERİKADAKİ İMAM
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir