Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fethullahçılıkla Suçlananları Rahatlatan Rapor

Okyanus Ötesinde Hristiyan Bir Vaiz - Bölüm 19

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Fethullahçılıkla Suçlananları Rahatlatan Rapor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Tem 2012, 16:03

Fethullahçılıkla suçlananları rahatlatan rapor

Fethullah Gülen’in DGM’de yargılanması sürerken mahkemenin istediği değerlendirme raporu Emniyet’ten geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü laik cumhuriyeti yıkmak amacıyla çete kurmak suçundan 10 yıl hapis istemiyle yargılanan Nur Cemaati lideri Fethullah Gülen ve grubu için DGM’ye gizli bir rapor sundu.

Raporda Gülen Grubu, “Radikal İslamcı Örgüt” olarak tanımlandı. Gülen cemaati, Emniyet’in daha önceki raporlarında tarikat ve dini akımlar çerçevesinde değerlendiriliyor ve “terör örgütü” olmadığı vurgulanıyordu. Gülen davası için ön inceleme yapan Ankara DGM heyeti, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden Gülen ve grubu hakkında bilgi alınmasına karar vermişti.

Gülen ve Nur Cemaati’nin örgütsel yapılanmasının ve hangi statüde değerlendirilmesi gerektiğinin de istendiği yazının yanıtı dosyaya konuldu. Bu raporda, bugüne kadar herhangi bir silahlı eylemine rastlanmadığı için “Grubun ‘Terörist İslamcı Gruplar’ arasında değerlendirilmesi söz konusu değildir” denilmesi avukatları rahatlatmıştı.

Fethullahçı yapılanmayla ilgili bilgiler devlet kurumlan içinde bile doğru bir kavrama oturtulamıyor, bu grup kimi raporlarda “en tehlikeli yapılanma” olarak değerlendirilirken, DGM’ye gönderilen raporda olduğu gibi kimi raporlarda da “masum bir yapı” olarak sunuluyordu. Bu da devlet kurumlarında bu yapılanmaya bağlı ya da sempatizan kişilerin hazırlanan raporda olup olmamasıyla ilgiliydi. Öyle ki, “gizli” kayıtlı bir raporda, Fethullahçılar üstesindeki bazı Emniyetçiler için “sosyal demokrat” diye ibare bile konulduğu oldu.

Emniyet’in bazı dairelerinde Fethullahçıların hayli etkin olduğu öteden beri biliniyor. Bürokraside, siyasette önemli bir güç haline gelen Fethullahçılar, Emniyet’in DGM’ye gönderdiği bu raporu da kendi aralarında değerlendirdiler.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun imzasıyla 23 Temmuz 2002 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı’na gönderilen “Gizli-Kişiye Özel” damgalı yazıda şöyle deniliyordu:

Emniyet Teşkilatındaki Fethullahçı yapılanma iddiasıyla ilgili olarak sürdürülmekte olan soruşturmanın tamamlanıp tamamlanmadığı, soruşturma tamamlanmışsa bir örneğinin gönderilmesi talep edilmektedir.

İlk olarak 1991 yılında gündeme gelen ve sonraları devam eden “Fethullah Gülen yanlısı grupların, Emniyet Teşkilatı içerisinde kadrolaşma faaliyetlerinde bulundukları” şeklinde iddialar, kamuoyunda ve Teşkilatımızda haksız ve yanlış kanaatlere yol açtığı gibi, Teşkilatımız çalışmalarım olumsuz etkilemektedir.

Konu ile ilgili sonuçlandırılmış olan tüm çalışmalar ile idari soruşturma neticelerini içeren “rapor” Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere ekte sunulmuştur.

İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun’un bu raporu konuyu yalandan izleyenleri hayli şaşırtmıştı. Aradan yıllar geçtikten soma Hanefi Avcı gibi Sabri Uzun da farklı düşünmeye ve Emniyet’te kadrolaşmanın büyük boyutlara ulaştığım görmeye başladı. Bazı Emniyet mensupları, Fethullahçı olarak bilinen grubun 2002 yılına kadar “Devleti ele geçirmek” gibi bir niyetinin olmadığını, ancak 2005 yılından itibaren bu grupların “Devleti ele geçirmek” gayret içine girdiklerim düşünüyor.

Bugün Emniyet içindeki “Fethullahçı” olarak nitelendirilen kadroların yüzde 80’inin “militanlaşmaya karşı” olduğunu, ancak yüzde 20’lik bölümün kendilerini “Biz devletiz” diye nitelendirdiklerini artık Sabri Uzun da biliyor. İşte, o yüzde 20’lik bölüm bugün hayli etkili görünüyor.

İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nda 2002 yılında verilen bir yemeğin davetlileri arasında Ankara’da görevli Cumhuriyet Savcıları ve hâkimler de vardı. Çok samimi bir ortamda yemek yeniliyordu. O güne kadar “Koyu Fethullahçı” olarak bilinen bazı Emniyet mensupları son derece rahat bir biçimde içkilerini içiyor, yargı mensuplarıyla derin konulan konuşuyorlardı.

O gece yemeğe davetli olan bir Emniyet mensubu, onların içki içmesine de hayli şaşırmıştı. Bu kadroları yakından tanıyan arkadaşına sessizce sordu:

“Hani bunlar Fethullahçıydı? Adamlar su gibi içki içiyor?” Arkadaşı olan Emniyet Müdürü, “Bakın siz de bilmiyorsunuz. Cemaatte bir kural var. Buna herkesin eksiksiz olarak uyması istenir. Cemaat mensuplarına ‘Bulunduğun ortama uyacaksın’ deniliyor. İşte hâkim ve savcı içki içtiği için onlar da içki içilen ortama uyuyorlar. İşte, bütün mesele bu.”

Resim
İstihbarat Dairesi Başkanı Sabri Uzun, Emniyet’te “Fethullahçı kadrolaşma” iddiaları için 23 Temmuz 2002’de “Araştırdık, yok böyle bir şey” diyordu.

Aslında doğru diyordu. Yargıya “Fethullahçı kadrolaşma yok” yazılarının yazılmasında kendilerini “ortama uyarak” gizleyenler de etkili olmuştu. 2002 yılına kadar hep “masum” görülenlerin gerçek yüzünü o da 2005 yılından itibaren görmeye başlamış, kendi telefonlarının nasıl dinlendiğini, nasıl izlendiğini öğrendiğinde de iş işten geçmişti. Cemaat onları da devirmişti.

Emniyet’te Fethullahçı liste araştırması

Personel Müdür Vekili İbrahim Selvi de bu yazıyı ve ekinde yer alan raporu 25 Temmuz 2002’de Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. “Gizli” kayıtlı raporda, müfettişler tarafından hazırlanan raporda “adli ve idari soruşturma aşamasına geçilebilmesi için uygulama birimlerince teknik çalışma (izleme, operasyon v.s) yapılması” görüşü belirtildiği için bu hususun ilgili birimlere intikal ettirildiği ve yapılan çalışmaların devam etmekte olduğu belirtildi.

Resim
İstihbarat Dairesi Başkanı’nın raporuna dayanarak mahkemeye gönderilen yazıda, Fethullahçılık iddiasının Emniyeti yıprattığı belirtiliyor ve bunların iftira olduğu belirtiliyordu.

Emniyet Genel Müdürlüğü Müfettişleri Ahmet Saraç, Mustafa Matkav, Özgül Ezer, Dr. Haşan Eryılmaz, Selim Akyıldız’ın yanı sıra İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mete Gürbüz, Muhittin Aliz, Refik Ali Uçarcı, Mithat Dumanlı, Candan Eren, İlhan Aydın Erbul tarafından hazırlanan raporda “operasyon” dahil bazı öneriler de getiriliyordu. 22 Temmuz 2002 tarihli raporda “Emniyet Teşkilatında Fethullahçı Örgütlenme” iddialarıyla ilgili yapılan çalışmalar şöyle anlatılıyordu:

1- Aydınlık Dergisi’nde, “Fethullah Emniyeti Ele Geçirdi” başlığı altında yayınlanan haber üzerine inceleme görevi verilen Polis Başmüfettişleri Ahmet Saraç, Mustafa Maktav ve Özgül Ezer, isimleri yazılan 82 emniyet mensubu hakkında istihbarat Dairesi Başkanlığı’ndan bilgi istedi. Bunun üzerine, daire 62 kişilik listeyi Ankara istihbarat Şube Müdürlüğü’ne, 20 kişilik liste ise diğer illere gönderdi.

Ankara’da görevli 62 personelden 10, diğer illerde görevli 20 personel olmak üzere toplam 30 personel hakkında, “Adı geçen personelin, söz konusu cemaatle herhangi bir bağlantısının tespit edilemediği” şeklinde cevaplar alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü 52 kişi hakkında herhangi bir bilgi göndermedi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü, Teftiş Kurulu Başkanlığı ve istihbarat Dairesi Başkanlığı’na 16 Nisan 1999’da göndermiş olduğu yazının ekinde, 10 personelin anılan cemaatle bağlantılarının tespit edilemediğini bildirdi. Emniyet Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderdiği yazının ekinde listeye 123 kişinin daha Fethullahçı olduğu gerekçesiyle isimlerini ekledi.

Yaptırılan soruşturma sonucu, Polis Başmüfettişleri Ahmet Saraç, Mustafa Maktav ve Özgül Ezer ile Mülkiye Başmüfettişleri Cengiz Akın ve Can Direkçi’ye bildirildi.

2- Haklarında 1992 yılında soruşturma yürütülen 88 emniyet mensubu hakkında, bugüne kadar yapılan işlemlerin değerlendirilmesi amacıyla Mülkiye Başmüfettişleri Refik Ali Uçarcı, Mithat Dumanlı, Candan Eren ve İlhan Aydın Erbul görevlendirildi.

Müfettişler, 19 Temmuz 1999 tarihli raporunda şu değerlendirmeyi yaptı:

DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nın geniş bir soruşturma başlatmadan takipsizlik kararı vermesi yanlıştır. Halbuki konu kanun çerçevesinde ele alınıp, soruşturmayı bu doğrultuda tamamladıktan sonra, yapılacak işlem konusundaki kararını tesis etmesi gerekirdi, iddia konusu şahıslar ve mensup oldukları iddia edilen örgütsel faaliyetlerin amaç ve stratejileri hakkında da bilgi toplanması mümkün olabilirdi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu da konu hakkında, suçların sabitliğine ya da iddiaların sübuta ermediğini tespit ve teyidine ilişkin herhangi bir karar vermeden, konuyu af kapsamında değerlendirmiş olduğundan görevini yerine getirmemiştir. Bu açıdan, işlemlerin eksik ve yetersiz olduğu kanaatine varılmıştır.

isnat edilmiş olan suçun vahameti ve bunun soruşturma dosyasındaki tanık ve müracaatçı ifadelerine göre sübuta erdiğine ilişkin Polis Başmüfettişinin tespiti, bu personelin mensup oldukları örgütlenme ile ilgili olarak son zamanlarda kamuoyunda ortaya atılan ve tartışılan iddialar dikkate alındığında, bu personelin halen bulundukları kritik görevlerde tutulmalarının sakıncalı olacağı kanaatine varıldı.

Bakanlık, aynı konuyu araştırmakla Mülkiye Başmüfettişleri Mete Gürbüz ile Muhittin Aliz görevlendirildi, iki müfettiş İstihbarat Dairesi’nden listedeki isimlerin Fethullahçı gruplarla ilgisinin olup olmadığının kendilerine bildirilmesini istedi. Toplam 528 kişi hakkında araştırma yapıldı.

Resim
Emniyet’te Fethullahçı kadrolaşma konusunda müfettişler de çalıştı.
Hepsi operasyon öneriyordu. Ancak, Emniyet kendi mensuplarına dönük operasyona sıcak bakmıyordu.

Söz konusu yazı üzerine İstihbarat Daire Başkanlığınca yaptırılan tahkikat sonucu 528 kişilik listeden, A.K, A.O.K., B.E., C.B., F.S., K.K., M.T. R.S., S.T., S.E., T.N.Ç., T.Ç. ve Y. A.

(açık isimleri yazılı) olmak üzere 14’ü hakkında, somut tespitler yapılamamış olmakla birlikte, Fethullah Gülen cemaati veya dini gruplarla ilişkili olabilecekleri şeklinde değerlendirmelerde bulunuldu.

514’ünün ise, Gülen cemaatiyle irtibatı belirlenemedi, bunlar arasında bir kısmının dindar yapıda olmakla birlikte herhangi bir oluşuma eğilimli olmadıkları, bir kısmının sosyal demokrat düşünce yapısına sahip oldukları, bir kısmının ise süfli bir yaşam sergiledikleri belirtildi.

Mülkiye Başmüfettişleri Muhittin Aliz ve Mete Gürbüz tarafından düzenlenen 30 Aralıkl999 tarihli soruşturma raporunda, listede isimleri bulunan 105 kişinin personel, istihbarat ve eğitim kuramlardan uzaklaştırılması istendi. İsimleri geçenlerden bazıları izlendi. Ancak Fethullahçılıkla bağları saptanamadı, hatta bunların “sosyal demokrat” olduğuna ilişkin rapor düzenlendi:

“Bu çalışmayı yapanlar konunun uzmanı değil”


1- Araştırmaya konu olan tüm isimler İstihbarat Dairesi arşivinde tetkik edilmiş, ancak Fethullahçılarla herhangi bir irtibatları olduğuna dair bir bilgiye rastlanmamıştır.
2- MİT Müsteşarlığı başta olmak üzere diğer istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazı, rapor ve belgelerde teşkilatımız mensubu olup da irticai faaliyetler, çeşitli dini grup ve illegal örgütlere mensup kişiler üzerinde yapılan incelemede söz konusu 528 kişilik listedeki şahıslara rastlanılmadı.
3- Tüm il emniyet müdürlükleri bünyesinde Fethullah Gülen grubunun yapılanması, yöneticileri ve kuruluşları hakkında tüm istihbarat metot ve teknikleri kullanarak yapılan çalışmada da 528 kişinin Fethullahçılarla bağının olmadığı anlaşıldı.
4- Son olarak; listelerde adı geçen tüm kişiler için, birim amirlerine “kişiye özel ve gizli” yazı yazılarak, emirlerinde çalışan bu kişiler hakkında araştırma yapmaları istendi. Bu araştırmalardan da Fethullahçılarla ilişkilerinin olmadığı sonucuna varıldı.
5- Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından konunun araştırılması amacıyla görevlendirilen ekibin, irticai-dini faaliyetler konusunda uzman olmadıkları, objektif davranmadıkları kanaati oluşmuştur.

Resim
Fethullahçı kadrolaşma iddialarına Emniyet İstihbarat Dairesi’nden “O raporları hazırlayanlar konunun uzmanı değil” denilerek konu kapatılmaya çalışılıyordu.

DGM’ye gönderilen raporun sonuç bölümünde “Emniyet Teşkilatı içerisinde Fethullahçı bir örgütlenme ve yapılanmanın olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır” deniliyor.

Mülkiye Müfettişleri, hatta Takip Kurulu tarafından görevlendirilen polis müfettişleri Emniyet’te Fethullahçı kadrolaşmanın varlığını dile getirirken, bu yazıda “yok” deniliyordu.

Kaynakça
Kitap: Okyanus Ötesindeki Vaiz
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir