Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tele-kulak Taktiği Bu Kez Maliye’de Uygulandı

Okyanus Ötesinde Hristiyan Bir Vaiz - Bölüm 22

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Tele-kulak Taktiği Bu Kez Maliye’de Uygulandı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Tem 2012, 16:13

Tele-kulak taktiği bu kez Maliye’de uygulandı

Yalnızca Emniyette mi cirit atılıyor sanıyorsunuz?

Yanılıyorsunuz... Yakın bir örnek olarak Maliye Bakanlığındaki olaya göz atalım...

Maliye Bakanlığı’nda birileri, çok gizli olması gereken bazı bilgilere ulaşıp, bazı “muhalif’ isimlerin mal varlığını sorgulamış, sonra da bu bilgileri sızdırmıştı. Ortalık karıştı. Maliye Bakanlığı mecburen bir soruşturma başlattı.

Bu soruşturma, tıpkı 1999 yılında gündeme getirilen “tele-kulak operasyonu” gibiydi. Fethullah Gülen cemaatiyle ilgili araştırmaları yapan ekip, “tele-kulak”lıkla suçlandı.

Bu kadronun cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanım dinlediği belirtildi. Maliye’de başlatılan operasyonda adı geçenler “tele-kulak” operasyonunu ve devlet içinde olduğu sıkça belirtilen “özel istihbarat örgütü”nü gündeme getirdi. İddiaya göre Türkiye’de ne kadar üst düzey yetkili varsa, “tele-kulak çetesi” hepsini dinlemişti. Telefonları dinlendiği belirtilenler arasında cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanlığı, çok sayıda bakan, üst düzey bürokrat, siyasetçi, gazeteciler de vardı. Örneğin listenin değişmez isimlerinden birisi de gazeteci ağabeyimiz Emin Çölaşan’dı.

Taktik aynı, liste aynı

Maliye Bakanlığındaki vergi kayıtlarına giren “bazı görevliler”, cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı, siyasi partilerin genel başkanları, bakanlar, bazı gazetelerin genel yayın yönetmenleri ve yazarlarla ilgili dosyalara el atmış. Üstelik bir yerden de olmamış bu, tam 70 ayrı ilden genelde aynı kişilerin kayıtlarına ulaşılmış.

“Tele-Kulak Soruşturması”nda linç edilmek istenen görevliler gibi, bu kez de aynı yöntemle Maliye Bakanlığı personeli linç edilmek isteniyor. Geçmişte nasıl Fethullah Gülen grubuyla ilgili önemli bilgi ve belgelere ulaşılıp Emniyet içindeki yapılanmanın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için hazırlanan dosya Cumhuriyet Başsavcılığına verildiyse, onu verenler değişik bir yöntemle nasıl görevden uzaklaştırıldılarsa, bu kez Maliye Bakanlığı’nda benzer bir yöntemle “istenmeyen personeli çizme” operasyonuna girişilmişti.

Devlet içinde, üst düzey kamu görevlileriyle, bazı siyasetçi ve gazetecilerle ilgili bilgiler elde etmeye çalışan, bu bilgileri yeri geldiğinde “şantaj” amaçlı kullanmayı amaçlayan “özel bir grup” olduğu en yetkili ağızlar tarafından kapalı kapılar ardında söyleniyordu. Bunların bir cemaatle ilişkileri olduğu da anlatılıyordu.

Devlet içinde “İstihbarat Özel Örgütü”

Bazı bilgilere, görevleri gereği kolayca ulaşabilen bu isimler, “hedef’ isimlerin yakınlan hakkında da araştırma yapıyordu. İşte Bunları yapanların “İstihbarat Özel Örgütü” elemanları olduğu belirtiliyordu. Yanlış anlaşılmasın, bu örgüt devlet için değil, cemaatin hesabına çalışıyordu.

Devlet içindeki “İstihbarat Özel Örgütü”nün çalışma yöntemlerini bilen bir yetkili, ilginç olaylar anlatıyor ve ardından şunları ekliyordu:


“Bunların çalışma yöntemleri kısa, orta ve uzun vadelidir. Örneğin bir bürokratın ya da onun birinci derecedeki yakınlarının hesaplan kontrol edilerek önemli bilgilere sahip oluyorlar. Yeri gelince o bürokrata, kendisiyle ilgili her türlü bilgiye sahip olduklarım hissettiriyor ve kendi kontrolleri altına almak için adımlar atıyorlar. Kişileri kontrolleri altına alabilmek için her türlü yöntemi uyguluyorlar. Örneğin, önüne bazen yaptığı bir telefon konuşmasının çözümünü, bazen aleyhine kullanılabilecek bir fotoğrafı koyabiliyorlar.”

Başmüfettiş Hamza Kaçar’ın günahı

Maliye müfettişleri, gelirler kontrolörleri, vergi dairesi müdürleri, müdür yardımcıları, kendilerine verilen şifreyle bilgisayara girip vergi ve hesaplarla ilgili kayıtlan görebiliyor.

Şifre verilen kişilerin isimleri ve kullandıkları şifrelerin ne ol
duğunu da üst düzey yöneticiler biliyor. Ayrıca, istendiği zaman bilgisayar bölümünün yetkililerinden o şifreler rahatlıkla almıyor. Dahası, şifre verilen, kimin hangi şifreyi kullandığım bilen yetkililer, istenirse o kişilerin şifresiyle bilgisayara girebilir...

Şifre verilen kişi, araştırmaları kapsamında istediği kişilerin kayıtlarına girebilir. Değişik kişilerin kayıtlarına girmek, giren kişinin suçlu olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, suçlama da getirilemez. Ancak, bu bilgileri görevinin dışında kullanır, başkalarına verirse ağır bir suç oluşturur.

İşte, CHP’nin araştıran, soruşturan ve soru önergelerini belgeli olarak yönelten milletvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu (şimdinin CHP Genel Başkanı) ve Atilla Kart’a, örneğin Maliye Bakam Kemal Unakıtan (bakanlıktan alındı, halen AKP milletvekili) ve oğlu hakkındaki belgeleri, kayıtlara giren bazı kişiler verdiğine karar verilir. O yüzden, bu kayıtlara girenler araştırılır.

Bakılır ki 70 ilden, belirlenen bazı isimlerle ilgili bilgisayarda sorgulama yapılmış. Maliye Bakanı Unakıtan’ın bir gazeteye yansıyan Baykal’ın maddi durumuyla ilgili açıklamaları da unutulmuş değil. Demek ki, siyasetçiler, siyasetçilerin mal varlığını merak ediyor ve bazı bilgilere ulaşıyor.

Mahkeme kararıyla göreve dönenler

Tıpkı, telefon dinlemesi çoğu ilde yapılmasına rağmen, Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral ve arkadaşlarının hedef seçilmesi gibi, Maliye’nin kayıtlarına 70 ilden girilmesine rağmen görevden alınanların sayısı ise sadece beş kişiyle sınırlıdır.

Hakkında uluslararası yakalama ve tevkif müzekkeresi niteliğindeki “kırmızı bülten” çıkanları Yasin El Kadı’nın terörle ve teröristlikle ilgisi olmadığı, Başbakan Erdoğan tarafından belirtilmiş ve bu kişiye “kefil” olunmuştu anımsanacağı gibi.

işte kefil olunan kişi hakkında Hamza Kaçar soruşturma yapmış, raporlar düzenlemiş, Cüneyd Zapsu’yla bağlantılarını ortaya koymuştu. Hamza Kaçar’ı görevden uzaklaştırmasınlar da ne yapsınlar!

Ankara Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürü Cemal Kartal görevden alındı. Etimesgut Vergi Dairesi Müdürü Saim Demirel de görevden uzaklaştırıldı. Keçiören Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Ali Adanır da yine aynı gerekçelerle görevden uzaklaştırılanlar arasında. Neden 70 ilde kayıtlara girenler değil de, bu kişiler görevden uzaklaştırılıyor?

Çünkü, birileri Yasin El Kadı soruşturması yapmıştı. Cemal Kartal ve Saim Demirel’in daha önce bu görevden alındıkları ve başka illere gönderildiği, onların da mahkeme kararıyla göreve döndüğünü öğreniyoruz. Yani, mevcut kadronun Ankara’dan uzaklaştırmak istediği isimler bunlar.

Gazeteci-yazar Emin Çölaşan’ın da hesaplarına girildiği anlaşılmıştı. Çölaşan’la ilgili kayıtlara girilmesine sessiz kalanlar, iş kendilerine gelince hemen şahinleştiler ve kendileri için “sakıncalı” bulunanları temizlemeye başladılar. Hem de cumhurbaşkanının, başbakanın, siyasetçilerin, gazetecilerin adlarım kullanarak.

Kuşkusuz yasadışı bir iş yapan, yetkilerini kötüye kullanan varsa hesap sorulsun. Ancak bu soruşturma tıpkı “Tele-Kulak Soruşturması” gibi farklı bir biçimde yürüyor... Sahi o “tele-kulak çetesi”ne ne oldu dersiniz? “Linç” edildikten sonra beraat ettiler... Ama onların beraat ettiğine ilişkin haberleri de kimse duymadı... Tıpkı Hamza Kaçar ve görevden uzaklaştırılan kişilerin dönüş haberlerinin duyulmayacağı gibi...

Kaynakça
Kitap: Okyanus Ötesindeki Vaiz
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir