Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Örgütlenme Biçiminin Kod Adı: F Tipi

Okyanus Ötesinde Hristiyan Bir Vaiz - Bölüm 30

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Örgütlenme Biçiminin Kod Adı: F Tipi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Tem 2012, 16:20

Örgütlenme biçiminin kod adı: F Tipi

İstihbarat Dairesi Başkanlığı’na atanan kişinin İstanbul Valisi tarafından doldurulan sicil raporunda “Fethullahçıdır” notu düşülmüştü. Hakkında böyle bir iddia olan görevlinin adı Hrant Dink suikastından sonra daha sık geçmeye başladı. Görüldü ki suça karışmış bir kişi yargıdan kaçırılarak, “Emniyetin muhbiri” yapılmıştı.

Devletin en gizli bilgilerinin toplandığı merkezin başında, geçmişte Kocaeli’de görev yaptığı dönemden başlamak üzere, personeline eşlerinin türban takması için baskı yaptığı iddiasına ilişkin rapor bulunan birisinin olması da kuşkusuz Emniyet için talihsizlikti.

Emniyet içindeki ciddi cemaat kadrolaşması CHP tarafından gündeme getirilirken, İstihbarat Dairesi Başkanı’nın sicil raporu sallandı durdu. Emniyet yıpranıyor, İstihbarat Dairesi hedef oluyor ama hükümet başkandan bir türlü vazgeçmiyordu. Kimileri bu atamanın Amerika’daki kişinin ricası üzerine gerçekleştiğim öne sürüyordu.

CHP’nin soruşturma önergesinde, “Teknik dinleme ve istihbarat birimlerindeki özel ve yoğun kadrolaşma sebebiyledir ki, adi nitelikte ve yerel ölçekte meydana gelen olayların soruşturulmasındaki karartmanın yanında; ulusal boyutu olan kritik olaylarda, siyasi iktidarı korumaya ve gerçekleri gizlemeye, hedef saptırmaya ve karalamaya yönelik provokasyonlar yaşanmaktadır. Bu sebeple yargılama aşamalarında da sağlıklı bir sonuca ulaşılamamaktadır. Yargılama faaliyetleri, sağlıksız bir şekilde gerçekleştirilen hazırlık kovuşturmasına dayalı olduğu içindir ki, mahkemelerde gerçeğin tespiti çoğu zaman mümkün olamamaktadır” deniliyor.

Okumaya devam ediyoruz:

Emniyet’te, cemaat dayanışması içinde kadrolaşmak amacıyla yapılan sistemli bir çalışma söz konusudur. Tarikat ilişkilerine dayalı olarak oluşturulan bu Cumhuriyet karşıtı kadrocu cemaat yapılanmasına bir kod adı verilmiştir. Emniyet örgütü içinde bu kod adıyla anılan gizli bir kadrolaşma süreci yaygın bir hal almıştır. Kurumun bütününü ve tüzel kimliğini hedef almadan söylüyoruz; adeta ve maalesef, resmi üniforma giymiş yasadışı ve kısmi bir örgütlenme söz konusudur. Delil toplama ve soruşturma süreçlerine müdahalede bulunulmakta ve yönlendirme yapılmaktadır.

“Emniyet’in arşivi ve istihbaratı yok ediliyor”

CHP’nin soruşturma önergesinde, Emniyet mensuplarının ne kadar özverili çalıştığının da hakkı veriliyor, hakkıyla bir yerlere gelenlere duyulan saygı da ifade ediliyordu. Emniyet içindeki örgütlenmeye tekrar tekrar dikkat çekildikten sonra şu uyarıda bulunuluyordu:


Kadrolaşmaya karşı, görev ve sorumluluk anlayışıyla ve kararlı bir şekilde çalışmalarını sürdüren Emniyet mensuplarına destek verilmesi gereğini yeri gelmişken ifade ediyoruz. Türkiye’yi karanlığa götürmek isteyen bu kadrocu yapılanmaya karşı; ülkenin birlik ve bütünlüğüne inanan tüm kamu görevlilerine, bu aşamada önemli görevler düştüğü açıktır. Emniyet mensuplarının büyük bölümünün bu anlayışla görev ve sorumluluklarına sahip çıktıklarına inanmak istiyoruz. Emniyet’te doğmuş olan tahribat çok ağırdır. Kurumun arşivi ve istihbaratı yok edilmektedir.

İç güvenlik örgütleri kimliğini ve işlevini kaybetmektedir. Demokratik sisteme bağlılığı sağlayan yapılanma yerine, Parti Devleti olma ve cemaatleşmeye hizmet eden bir yapılanma süreci başlamıştır. Böylece, iç güvenlik birimlerinin sürekliliği ve bilgi akışı ortadan kaldırılmaktadır. Emniyet içinde doğmuş olan kaos ve kargaşa, zorunlu olarak hiyerarşik yapıyı zedelemektedir. Yönetim kademelerinde doğmuş olan bu kaos ve çürüme sebebiyledir ki, muhtelif güç odakları bilgi kirliliği yaratmakta, kamuoyunu yanıltmakta, yönlendirme yapmakta ve hukuk dışı eylemlerini rahatlıkla gerçekleştirmektedirler.

CHP’lilerin özel bilgileri mi var bilemiyorum ama soruşturma önergesinde önemli bir iddiayı gündeme getirdiler. Daha önce İstihbarat Dairesi’nde önemli görevlerde bulunan, daha sonra İstanbul Emniyet Müdür Yardımcılığı görevim yürüten ve AKP döneminde de Rize Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Şammaz Demirtaş, ne oldu da Hrant Dink cinayetinden bir gün sonra İstanbul’a gitti? CHP’liler “bu araştırılmalı, sorgulanmalı” diyor.

Emniyet’le ilgili önemli iddialar gündeme getirilirken, Emniyet Genel Müdürlüğü ne yapıyordu?

Kaynakça
Kitap: Okyanus Ötesindeki Vaiz
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir