Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İstanbul Valisi Çakır’dan, Bakana Çok Gizli-Kişiye Özel Yazı

Okyanus Ötesinde Hristiyan Bir Vaiz - Bölüm 34

Burada Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam Hakkında Raporlar hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

İstanbul Valisi Çakır’dan, Bakana Çok Gizli-Kişiye Özel Yazı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Tem 2012, 16:24

İstanbul Valisi Çakır’dan, Bakana “çok gizli-kişiye özel” yazı

İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan’ın, Emniyet içindeki Fethullahçı yapılanmayı ortaya çıkartmak için girişimleri sonuçsuz kalırken, Saçan’ın yazısından tam bir ay sonra 9 Ağustos 2001 tarihinde bu kez İstanbul Valisi Erol Çakır, içişleri Bakanı’na “çok gizli-kişiye özel” bir yazı gönderiyordu.

Vali, yazısında irticai yapılanmanın ülke genelinde tüm kurum ve kuruluşlar üzerinde amaçlarım gerçekleştirme yönündeki faaliyetlerine hız verdiğine dikkat çekiyor ve şunları belirtiyordu:

İrticai unsurlar din esasına dayalı bir devlet ve toplum düzeni kurmak için, çeşitli basın-yayın kuruluşları, üniversiteler dahil çeşitli eğitim kuruluşları, İslami sermaye şirketleri, tarikatlar, Kuran kursları, demek, vakıf, birlikler ile öğrenci yurtlan gibi toplum hayatına yön verebilecek her türlü kurum ve kuruluş tesis ederek, daha bilimsel yöntemlerle amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlerini artırmıştır.

Bir bütün olarak hareket eden irticai kuruluşların temelde aynı amaçlan hedefledikleri, şeriat düzenine dayalı yapılanmayı ülke genelinde hâkim kılmaya çalıştıkları görülmektedir.

Din esasına dayalı bir devlet ve toplum düzeni kurmak isteyen irticai cephenin amaçlarına ulaşmak için başta Milli Eğitim, Emniyet, Yargı ve Silahlı Kuvvetler olmak üzere tüm devlet birimlerinde örgütlenmeyi hedef seçtiği, ileri devlet yönetimini kontrol altına alabilmek, kısa vadede tüm kadrolara yandaşlarını yerleştirmek ve bu birimlerde hâkimiyeti sağladıktan sonra hiçbir kuvvet tarafından geri adım atmaya zorlanamayacağı bir güce eriştiğinde Atatürk düşünce ve ideallerini ortadan kaldırıp şer’i esaslara dayalı bir devlet kurmayı hedefledikleri bilinmektedir.

Resim
İstanbul Valisi Erol Çakır, 2001 yılında İçişleri Bakanı’na gönderdiği “Çok Gizli” kayıtlı yazıda sanki bugünleri anlatıyor.

TSK’ya sızamayınca Emniyet’e yöneldiler

Vali Çakır, değişik illerde bu yapılarıma içinde olanların yasal hak ve özgürlüklerden sınırsız yararlandığını da biliyordu. Her grubun ayrı ayrı değil ortak çalıştığından da haberdardı. Vali yazısında şu uyanda bulunuyordu:


Bu yasadışı oluşumlar ayrı isim ve kimliklerle çalışsalar da, başta Fethullahçılar grubu olmak üzere aynı amaç için faaliyet gösteren tüm grupların ortak hedefi kendi ideallerini hayata geçirmektir. Fethullah Gülen liderliğindeki Işık Tarikatı bu konuda en etkili ve organize grup olarak görülmektedir.

Resim
İstanbul Valisi Erol Çakır, il dışına gönderdiklerinin bu kez daha etkili görevlere getirildiği konusunda da uyarıda bulunuyor, mücadelenin tüm illerde yapılması gerektiğini kaydediyordu.

Örgütlenmiş Fethullahçı gruplar, mücadele ve çabalarında birinci öncelik olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendine yandaş bulmayı, kendi yandaşlarını bu kuruma aldırmayı hedeflemişseler de, Türk Ordusunun Kemalist, çağdaş, demokrasiden yana olan sağlam, inançlı ve kararlı yapısı bu yöndeki çabalan sonuçsuz bırakmıştır.

Resim
Vali Çakır “Fethullahçı oldukları bilgisine ulaşılanların etkisizleştirilmesi" gerektiğini belirtiyor, ancak tam tersi gelişmeler yaşanıyordu.

Fethullahçıların, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sızma girişimindeki başarısızlık özellikle bu grubun kendisi için en cazip gördüğü Emniyet Teşkilatına ciddi ve ağırlıklı olarak yönelmesine sebep olmuştur.

Bu grupların, kendilerine alternatif silahlı kuvvetler yaratma düşüncesiyle özellikle polis okulları, polis kolejleri ve polis akademisine yönelerek, tercihen bu okullardan mezun olan elemanları kendi irticai fikirlerine hizmet etmek üzere Emniyet Teşkilatındaki başta istihbarat olmak üzere eğitim, bilgi işlem, terör gibi önemli birimlere yerleştirerek bu alanda etkili olmaya başladıkları, kadrolaştıkları, ciddi bir istihbarat ağı kurdukları, kendi görüşü dışındaki elemanları etkisizleştirdikleri, bu konu ile ilgilenen herkes tarafından müşahade edilmektedir.

Vali Erol Çakır, son yıllardaki bazı davalarda sıkça gündeme gelen belgelerle ilgili çalışmalara Emniyette 2001 yılında dikkati çekmiş. Raporu okumaya devam ediyoruz:

Fethullahçıların yerleştikleri kurumların başında yer alan Emniyet İstihbarat Teşkilatı, kendi görüşlerini paylaşmayanları etkisizleştirmek, muhalif asker-sivil kadrolar hakkında her türlü gizli bilgi ve belgeleri lüzumunda aleyhlerinde kullanmak üzere toplamak, telefonları dinleyerek önemli politikacı ve bürokratların tasfiyeleri yönünde kullanmak, ayrıca yandaşlarını koruma ve kollamayı hedef alan bir çalışma yürüttüklerinin ciddi belirtileri mevcuttur.

Rapor, “Bu örgütlerin daha çok dindar ailelerde yetişip polis kolejine girmiş gençlere ajitasyon uygulayarak küçük topluluklar oluşturup örgütledikleri “Işık Evleri” ve “Şarj Evleri” kurarak bu mekânlarda eğitim verdikleri anlaşılmaktadır” diyor ve şöyle devam ediyordu:

Yandaşları öğrencilerin Emniyet Teşkilatının önemli kadrolarına alınmasının sağlanması, polis enstitülerinin 4 yıllık polis akademisine dönüşmesi ile önemli bir mesafeye gelmiş, kanunda yapılan değişikliği kendi yandaşları için kullanarak Fethullahçıların Emniyet birimlerinde kök salmasına önemli katkılar yapılmıştır. Bu hükümlerden istifade ile akademiye giren öğrencilerin yüzde 60’tan fazlasının İmam Hatip lisesi ile İlahiyat Fakültesi mezunlarından seçildikleri ifade edilmektedir.

Onlar, şimdi amir ve müdür

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevli üç bin civarında polis ile 50 civarında polis müdürü ve amirinin İstanbul dışına atanmaları tartışılıyordu. Vali yazısında “cemaat bağlantılı” olduğu gerekçesiyle İstanbul dışına gönderilmesi istenilenlerin görevlendirildikleri yerlere dikkat çekiyor ve yazısını şöyle sürdürüyordu:

Kadrolaşma teşebbüsleriyle mücadelenin Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan İstihbarat Daire Başkanlığı kadroları içinde yer alarak faaliyetlerini sinsi bir şekilde yürütenlerden başlaması ve mevcut hukuk düzeni içinde etkili olarak yürütülmesi büyük önem ve değer arz etmektedir. Çünkü, bu birime geçmişte yerleştirilen “rütbeli Fethullahçılar”ın bugün müdür ve amir rütbelerine yükselerek çok etkili ve yönlendirici bir konuma geldikleri konunun uzmanlarınca ifade edilmektedir.

Bu nedenle;

Öncelikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve diğer önemli şubelerde teknik takipte bulunan personelin, özenli ve bu konuya bulaşmamış personelin mağdur olmalarım önleyecek şekilde incelenerek Fethullahçı oldukları bilgisine ulaşılanların etkisizleştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmalar tüm illerde yaygınlaştırılmalı.

İstanbul Valiliği’nin, benzer zararlı faaliyetleri nedeniyle ilimizden alınmalarım talep ettiği üst rütbeli bazı istihbarat şube personelinin, İstihbarat Daire Başkanlığı veya diğer illerimizde yine aynı birimde başka göreve atandıkları öğrenilmektedir. İrticai akımlara paralel görüşteki personelin bir süre sonra çeşitli ikna metotlarını kullanarak veya fırsattan istifade ederek yeniden önemli ve etkili görevlere gelmek suretiyle faaliyetlerine daha zararlı şekilde devam ettirebilme imkânı bulmaları her zaman mümkün olabilecektir.

[b]Vali Erol Çakır, raporun sonunda şu önerilerde bulunuyordu:[/b]

Bunlardan; haklarında cezalandırıcı ölçüde somut belgelere ulaşılamayanların mutlaka Emniyet İstihbarat Teşkilatında tutulmaları, gelecekle ilgili son derece sakıncalı gelişmelere de sebep olabilecektir. Bu tür personelin Emniyet Genel Müdürlüğünün diğer birimlerinde istihdam edilmeleri ve buralarda takip ve denetim altında hizmetlerinden istifade edilmelerinde büyük yarar vardır.

Peki devletin valisi bu denli önemli uyarılarda bulundu da, sonunda ne oldu? Vali Erol Çakır’a soruyorum, şunları söylüyor: “Resmi yazıyla ilgili makamlara yasa çerçevesinde bilgi sundum, alınması gerekli önlemleri de gerekçeleriyle belirttim. Ancak, bizim sakıncalı bulduğumuz için il dışına gönderilmesini istediğimiz kişilerin tamamına yakını eski görevlerine geri döndü. Bu yapılanma su götürmeyecek kadar gerçektir, net ve açıktır.”

Kaynakça
Kitap: Okyanus Ötesindeki Vaiz
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Amerika'da Yaşayan Hristiyan İmam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir